Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

Migren Tedavisi

Migrenin bağırsaklarla ilişkisi

Migren, tek taraflı zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, ışık ve ses hassasiyetiyle seyreden nörolojik bir hastalıktır ve Türkiye’de her 100 kişiden yaklaşık 16’sını etkiler. Kliniğimizde fonksiyonel tıp ekseninde gıda intoleransları, bağırsak sağlığı, histamin yükü ve besin eksiklikleri araştırılarak atakları doğuran kök nedenlerin giderilmesi hedeflenir.

Migren, yalnızca bir baş ağrısı değildir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yeti yitimine yol açan hastalıklar arasında ön sıralarda gösterilen, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren nörolojik bir hastalıktır. Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkiler ve Türkiye’de 15 ile 55 yaş grubunda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 16’dır. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık üç kat daha sık görülür ve ülkemizde her dört beş kadından biri migrenle yaşar.

Migren hastalarının önemli bir bölümü yıllarca doğru tanı alamaz ya da tedavisi ağrı kesicilerden ibaret kalır. Oysa migren ataklarının arkasında gıda intoleranslarından bağırsak sağlığına, hormonal dalgalanmalardan besin eksikliklerine uzanan ve araştırılabilir nedenler vardır. Fonksiyonel tıp yaklaşımı, ağrıyı baskılamak yerine bu nedenleri bulup gidermeyi hedefler.

Migrenin Belirtileri

Migren atağı tipik olarak başın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı ve orta ile şiddetli arasında seyreden bir ağrıdır. Ataklar 4 ile 72 saat arasında sürebilir ve fiziksel aktiviteyle ağrı şiddetlenir. Ağrıya bulantı, kusma, ışığa ve sese karşı aşırı hassasiyet eşlik eder. Hastalar atak sırasında karanlık ve sessiz bir odaya çekilme ihtiyacı duyar.

Hastaların yaklaşık üçte birinde ağrıdan önce aura denilen nörolojik belirtiler görülür. Görme alanında ışık çakmaları, kör noktalar, konuşmada güçlük veya vücudun bir yarısında uyuşma gibi belirtilerle seyreden aura, genellikle 20 ile 60 dakika sürer ve ardından ağrı başlar. Bazı hastalarda ataktan bir iki gün önce boyun tutulması, aşerme, esneme nöbetleri ve ruh hali değişiklikleri gibi öncü belirtiler ortaya çıkar.

Migren, gerilim tipi baş ağrısı ve sinüzitle sık karıştırılır. Ayda 15 günden fazla baş ağrısı çeken ve bu durum üç aydan uzun süren hastalarda kronik migrenden söz edilir ve bu tablo mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirir.

Migren Neden Olur ?

Migrenin merkezinde, beynin ağrıyı işleyen sisteminin aşırı duyarlı hale gelmesi yatar. Trigeminal sinir sisteminin uyarılmasıyla CGRP gibi nöropeptitler salgılanır, beyin zarlarındaki damarlar genişler ve nörojenik inflamasyon denilen iltihabi süreç ağrıyı doğurur. Bu mekanizma kalıtsal bir yatkınlık üzerine kuruludur ve ailesinde migren olanlarda hastalık daha sık görülür.

Ancak yatkınlık tek başına atak yapmaz, tetikleyiciler gerekir. Tetikleyiciler kişiden kişiye değişir ve çoğu zaman birkaç faktörün bir araya gelmesiyle atak başlar. Fonksiyonel tıpın migrene bakışı burada devreye girer. Amaç, ağrı mekanizmasını ateşleyen tetikleyicileri ve zemini hazırlayan kök nedenleri tek tek ortaya çıkarmaktır.

Migreni Neler Tetikler ?

Türkiye’de yapılan geniş çaplı araştırmalarda migreni tetikleyen unsurların başında stres gelir ve hastaların yaklaşık yüzde 70’i stresi tetikleyici olarak bildirir. Stresi rüzgar ve hava değişimleri, açlık ve öğün atlama ile uyku düzensizliği izler. Hem az uyku hem fazla uyku atak yapabilir.

Kadınlarda adet dönemlerindeki hormonal dalgalanmalar güçlü bir tetikleyicidir ve pek çok kadın hasta ataklarının adet öncesi yoğunlaştığını gözlemler. Parlak ışık, keskin kokular, sigara dumanı, lodos ve klima gibi çevresel faktörler de tabloya eklenir. Kafein iki ucu keskin bir bıçaktır, az miktarda ağrıyı hafifletebilirken aşırı tüketimi ve ani kesilmesi atak tetikleyebilir.

Gıdalar ise en çok gözden kaçan tetikleyici grubudur ve bir sonraki bölümde ayrıntılı ele alınmaktadır.

Migren Tedavisi

Bağırsak Beyin Ekseni ve Migren

Son yılların en önemli nöroloji bulgularından biri, bağırsak sağlığı ile migren arasındaki güçlü ilişkidir. Bağırsak mikrobiyotası, vagus siniri ve iltihabi sinyaller üzerinden beyinle sürekli iletişim halindedir ve bu iletişim ağı bozulduğunda migrene yatkınlık artar. Bilimsel derlemeler, bağırsak florasındaki dengesizliğin nöroinflamasyonu besleyerek migren ataklarını tetikleyebildiğini göstermektedir.

Bu ilişkinin en somut halkalarından biri histamindir. Histamin, beyin zarlarındaki sinir uçlarını uyararak migren ağrısını başlatabilen bir moleküldür. Vücuttaki histamin yükü, histaminden zengin gıdaların fazla tüketilmesi, bağırsakta histamin üreten bakterilerin çoğalması, geçirgen bağırsak ve histamini parçalayan DAO enziminin eksikliği gibi nedenlerle artar. Migren hastaları şarap, olgunlaşmış peynir, şarküteri ürünleri ve fermente gıdaların atak başlattığını çoğu zaman kendileri de fark eder. Bazı bağırsak bakterilerinin ürettiği histaminin bağırsaktan kana geçerek bu yükü büyüttüğü de bilinmektedir.

Bağırsak geçirgenliğinin artması, gıda intoleransları ve düşük düzeyli kronik iltihaplanma da aynı zemini besler. Bu yüzden migren tedavisinde bağırsak sağlığının ele alınması tesadüf değil, bilimsel bir gerekliliktir.

Gıda İntoleransları ve Migren Diyeti

Gıda intoleransı, migrenin en az konuşulan ama en güçlü tetikleyicilerinden biridir. Kişinin duyarlı olduğu gıdayı fark etmesi kolay değildir çünkü tepki gecikmeli ortaya çıkabilir ve aynı bileşen farklı yemeklerin içinde karşısına çıkabilir. Tiramin içeren olgunlaşmış peynirler, kırmızı şarap, bira, işlenmiş etler, nitrat içeren gıda koruyucuları ve fermente ürünler klasik tetikleyicilerdir. Buğday, yumurta, süt ürünleri ve mayalı gıdalar da klinik çalışmalarda sık saptanan duyarlılık kaynaklarıdır.

Bilimsel çalışmalar, duyarlı olunan gıdaların diyetten çıkarılmasının migren ataklarının sıklığını ve şiddetini anlamlı ölçüde azalttığını göstermektedir. Eliminasyon diyeti uygulanan hasta gruplarında atak sayısının belirgin şekilde düştüğü bildirilmiştir. Ancak herkesin tetikleyicisi farklıdır ve tahminle yürütülen yasak listeleri hem gereksiz kısıtlama yaratır hem asıl suçluyu ıskalar.

Kliniğimizde biorezonansa özel kan testiyle kişinin kendi gıda intoleransı haritası çıkarılır ve beslenme planı diyetisyen desteğiyle bu haritaya göre düzenlenir. Hastalarımızdan ayrıca migren günlüğü tutmaları istenir çünkü günlük, test bulgularıyla yaşanan deneyimi birbirine bağlayan en değerli araçtır.

Besin Destekleri ve Migren

Bilimsel literatürde migren ataklarını azalttığı gösterilen besin desteklerinin başında magnezyum ve riboflavin yani B2 vitamini gelir. Migrenli bireylerde magnezyum düzeyinin sağlıklı kişilere göre daha düşük olduğu ve yeterli magnezyum alımının atak riskini azalttığı gösterilmiştir. B6 vitamini ve folat alımı ile migren sıklığı arasında da ters ilişki bildirilmiştir.

Kliniğimizde hastadan istenen biyokimya testleriyle vitamin ve mineral eksiklikleri saptanır ve eksikler hekim kontrolünde takviye edilir. Takviyeler herkese standart dozda değil, kişinin ölçülen ihtiyacına göre planlanır.

Klasik Tıpta Migren Tedavisi

Klasik yaklaşımda atak tedavisinde ağrı kesiciler ve triptan grubu ilaçlar, sık atak çeken hastalarda ise koruyucu ilaçlar kullanılır. Bu tedaviler değerlidir ve kliniğimizdeki program nöroloji tedavisinin yerine geçmeden onunla birlikte yürütülür.

Burada önemli bir uyarı gerekir. Ağrı kesicilerin ayda on günden fazla kullanılması, ilaç aşırı kullanım baş ağrısı denilen ve ağrıyı kronikleştiren bir tabloya yol açabilir. Pek çok kronik migren hastasının asıl sorunu, farkında olmadan bu döngüye girmiş olmasıdır. Kök nedenlere yönelen bir programın hedeflerinden biri de ağrı kesici ihtiyacını azaltmaktır.

Dr. Sinan Akkurt ile Migren Tedavisi

Kliniğimizde migren, fonksiyonel tıp bakış açısıyla ve çok katmanlı bir programla ele alınır. Süreç, hastanın atak öyküsünün, tetikleyicilerinin ve mevcut tetkiklerinin değerlendirilmesiyle başlar. Ani başlayan ve daha öncekilere benzemeyen şiddetli baş ağrısı gibi alarm tabloları taşıyan hastalar öncelikle ileri nörolojik incelemeye yönlendirilir.

Programın ilk adımı haritalandırmadır. Gıda intoleransı taraması, gerekli biyokimya testleri ve migren günlüğüyle hastanın tetikleyici profili çıkarılır. İkinci adım zeminin düzeltilmesidir. Bağırsak florası ve geçirgenliği ele alınır, histamin yükünü besleyen faktörler azaltılır, biorezonans detoksifikasyon programlarıyla patojen ve toksin yükleri temizlenir. Üçüncü adım destektir. Magnezyum ve B vitamini gibi eksiklikler kişiye özel takviyelerle giderilir, beslenme protokolü intolerans haritasına göre uygulanır. Dördüncü adım dengedir. Stres yönetimi, uyku düzeni ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle atak eşiğinin yükseltilmesi hedeflenir. Ozon tedavisi, doku oksijenlenmesi ve dolaşım üzerindeki destekleyici etkileriyle uygun hastalarda programa eklenebilir.

Migren yönetiminde düzen, ilaç kadar güçlü bir araçtır. Her gün aynı saatte uyuyup uyanmak, öğün atlamamak ve aç kalmamak atak eşiğini yükselten en basit ama en etkili önlemlerdir. Yeterli su tüketimi ihmal edilmemelidir.

Stres yönetimi bu hastalıkta tedavinin parçasıdır. Nefes egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi uygulamalar stres kaynaklı atakları azaltmada etkilidir. Düzenli ve orta tempolu egzersiz migren sıklığını azaltırken, aşırı yorucu aktiviteler tetikleyebilir. Migren günlüğü tutmak, atakların örüntüsünü görmeyi ve tetikleyicileri yakalamayı sağlar. Elektromanyetik yoğunluğun azaltılması ve ekran süresinin düzenlenmesi de duyarlı hastalarda fayda sağlayabilir.

Kullandığınız koruyucu ilaçları hekiminize danışmadan bırakmayın. Hayatınızın en şiddetli ve ani başlayan baş ağrısı, ateşle birlikte gelen baş ağrısı veya nörolojik bulgu veren ağrılar acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Kök neden yaklaşımı sabır ister ve sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Sık Sorulan Sorular

Migren tamamen geçer mi ?

Migren kalıtsal yatkınlık üzerine kurulu kronik bir hastalıktır ancak tetikleyicilerin ve kök nedenlerin giderilmesiyle atak sıklığı ve şiddeti belirgin şekilde azaltılabilir. Gıda intoleransı gibi giderilebilir nedenlerin saptandığı hastalarda uzun süreli ataksız dönemler mümkündür.

Hangi gıdalar migreni tetikler ?

Klasik tetikleyiciler olgunlaşmış peynirler, kırmızı şarap, bira, işlenmiş etler, fermente ürünler ve nitrat içeren koruyuculardır. Ancak herkesin tetikleyicisi farklıdır ve kişiye özel intolerans haritası ancak testle çıkarılabilir.

Tahlillerim ve MR’ım normal, migrenim neden geçmiyor ?

Migren görüntülemede bulgu vermeyen işlevsel bir hastalıktır ve normal sonuçlar tanıyı dışlamaz. Geçmeyen migrenin arkasında gıda intoleransı, histamin yükü, bağırsak florası bozukluğu veya besin eksikliği gibi klasik tetkiklerin göstermediği nedenler olabilir.

Magnezyum migrene gerçekten iyi gelir mi ?

Bilimsel çalışmalar magnezyum ve riboflavin desteğinin migren ataklarını azalttığını göstermektedir. Ancak takviye, ölçülen eksikliğe göre ve hekim kontrolünde planlanmalıdır.

Ağrı kesiciyi çok sık kullanmak zararlı mı ?

Evet. Ağrı kesicilerin ayda on günden fazla kullanılması ilaç aşırı kullanım baş ağrısına ve migrenin kronikleşmesine yol açabilir. Sık kullanım ihtiyacı, kök nedenlere yönelmenin zamanının geldiğini gösterir.

Adet dönemimde ataklarım artıyor, neden ?

Adet öncesi östrojen düzeyindeki düşüş güçlü bir migren tetikleyicisidir ve bu tablo menstrüel migren olarak adlandırılır. Hormonal dalgalanmanın program içinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Tedavi programı ne kadar sürer ?

Program kişiye özeldir. İntolerans haritasının genişliği, bağırsak düzeninin durumu ve atak sıklığına göre ilk değerlendirmede planlanır ve migren günlüğüyle takip edilir.

Dr. Sinan Akkurt Kliniğinde Migren Tedavisi

Dr. Sinan Akkurt 2007 yılından bu yana İzmir Bornova’daki özel kliniğinde hizmet vermektedir ve biorezonans metodunu ülkemize tanıtan hekimdir. 25 yılı aşkın hekimlik deneyimiyle, migren dahil kronik ağrı hastalıklarında fonksiyonel tıp ekseninde kişiye özel programlar uygulamaktadır. Kliniğimizde gıda intoleransı taraması, biorezonans, ozon tedavisi ve diyetisyen destekli beslenme programları bir arada yürütülmektedir.

Yıllardır süren migren ataklarınız için bilgi almak ve randevu oluşturmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Telefon: +90 (232) 343 55 22
GSM ve WhatsApp: +90 (530) 387 46 87
Adres: Kazım Dirik Mah, 372/8. Sk., No 48, 35100 Bornova/İzmir