Fonksiyonel Tıp

Fonksiyonel Tıp

Fonksiyonel tıp nedir?

Fonksiyonel tıp, hastalıkların kök nedenlerini araştırmaya ve bu nedenleri düzeltmeye odaklanan bütüncül bir tıp yaklaşımıdır. Aynı zamanda sağlıklı yaşamı sürdürülebilir kılmak için uygulanan koruyucu hekimlik uygulamaları da içerir. Kök nedenlere odaklanma yaklaşımı, özellikle kronik hastalıklarda belirgin bir iyileşme ile yaşam kalite ve konforunda belirgin bir artış sağlar.

Fonksiyonel tıp yaklaşımı bilimsel ve kanıta dayalı bir yaklaşımdır. Kişiye özel olması, hastayı bir bütün olarak ele alması ve kalıcı etkisi ile öne çıkar.

Image

Fonksiyonel tıp ne değildir?

Fonksiyonel tıp, klasik tıbba alternatif bir yaklaşım değil; aksine destekleyici bir yaklaşımdır. Nitekim klasik tıpta bir hastalığa, organa ya da sisteme özgü yaklaşım benimsenirken fonksiyonel tıp konuyu çok daha kapsamlı şekilde ele almasıyla daha geniş bir perspektiften bakılmasını mümkün kılar.

Sonuç olarak fonksiyonel tıp: Hastalık odaklı değil, hasta odaklı; organ odaklı değil, sistem odaklı; tanının tedavisi odaklı değil kök neden tedavisi odaklıdır.

Fonksiyonel tıp mekanizması nasıldır?

Fonksiyonel tıp; yine bilinen biyokimya, fizyoloji, genetik, biyoloji, mikrobiyoloji ve toksikoloji gibi tıbbi bilimsel verileri kullanır, fakat bu verileri bütüncül bir bakış açısı ile ele alır. Fonksiyonel tıbbı klasik tıp yaklaşımından ayrıştıran en önemli noktalar; hastalığı değil hastayı baz alması, hastalık tanısı koymaktan öte hastalıkların altında yatan tetikleyici etkenlere odaklanması ve hastayı bir bütün olarak kabul edip spesifik olarak bir hastalık yerine fizyolojik, zihinsel ve ruhsal açıdan bütünü iyileştirmeyi hedeflemesidir.

Fonksiyonel tıpta kişi bir bütün olarak değerlendirilir. Bu doğrultuda kişinin hastalık – sağlık durumuna etki eden genetik, çevresel ve yaşam tarzına bağlı unsurlar göz önüne alınır.

Fonksiyonel tıp yaklaşımının merkezinde beslenme, yaşam şekli, çevresel etkenler ve mikrobiyatanın keşfiyle son yıllarda önemi giderek artan bağırsaklar ekseninde bağışıklık sistemi yer alır.

Fonksiyonel tıp ekip çalışması gerektirir. Bu ekibin olmazsa olmaz parçaları elbette bir fonksiyonel tıp hekimi ile fonksiyonel tıp diyetisyeni ve aktif iş birliği içindeki hastadır. Tedavi programları gibi beslenme programları da fonksiyonel tıp bakış açısı doğrultusunda kişiye özel olarak planlanır.

Klasik tıpta sıklıkla kullanılan “idiyopatik” (sebebi bilinmeyen) kavramı, fonksiyonel tıpta kullanılmamaktadır.

Fonksiyonel tıp çatısı altında hangi tedaviler uygulanır?

  • Sağlıklı beslenme programı oluşturmak
  • hormonel dengeyi sağlamak
  • inflamasyonu ortadan kaldırmak
  • sindirim sistemini düzenlemek
  • detoksifikasyon sağlamak
  • bağışıklık sistemini güçlendirmek
  • zihni yatıştırmak

Fonksiyonel tıbbın hedefleri arasındadır.

Dr Sinan Akkurt

Fonksiyonel tıpta çoğunlukla akupunktur, biorezonans, ozon, mezoterapi, hacamat, fitoterapi, homeopati, beslenme danışmanlığı gibi geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden yararlanılır. Fonksiyonel tıp tedavilerinde kişiye özel sağlıklı beslenme planlamasına öncelik verilir. Vitamin, mineral ve besin takviyeleri kullanılarak hastanın kronikleşmiş hastalık ilaçlardan kurtulması hedeflenir.

Fonksiyonel tıp ne vadediyor?

Fonksiyonel tıp size sağlıklı ve dengeli iyileşmeyi vadediyor. Fonksiyonel tıbbın bakış açısında sonuçtan öte hastalığın temel nedenlerini, yani semptomdan öte hastalığın temel nedenlerini bularak sistematik olarak bir iyileşme vadeder. Fonksiyonel tıpta kimyasal ilaçlar ya çok minimaldir ya hiç yoktur. Hastalığın kök nedenlerini bulup bu nedenleri tedavi ederek sizi iyileştirir. Fonksiyonel tıbbın genel yaklaşımı budur.

Fonksiyonel tıpla ilgili yanlış bilinenleri düzeltiyoruz

Fonksiyonel tıpla ilgili yanlış bilinenleri düzeltiyoruz. Fonksiyonel tıp, alternatif tıp ile eş anlamlı değildir. Fonksiyonel tıpta hastalık, organ ya da sisteme özgü bir tedavi yaklaşımı benimsenmez. Çünkü fonksiyonel tıp hastalık odaklı değil, insan odaklıdır. Organ odaklı değil, sistem odaklı; tanının tedavisi odaklı değil kök neden tedavisi odaklıdır.

Fonksiyonel immünoloji kavramı neyi ifade eder?

Fonksiyonel immünoloji kavramı aslında fonksiyonel tıbbın biraz daha detaylı yaklaşımıdır. Yani fonksiyonel tıp hepsini kapsayan bir yaklaşımken immünoloji fonksiyonel tıp içinde hastalıkların temel kök nedenlerinin immünolojik yaklaşımını tarif eder. Yani bağışıklık sistemi kapsamında hastalıkların oluşum mekanizması ve cevabı nasıl olabilir, mantığına fonksiyonel immünoloji cevap verir.

Fonksiyonel Tıp Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Fonksiyonel tıp, hastalığın temel nedenini belirlemeye ve ele almaya odaklanan sistem biyolojisi temelli bir yaklaşımdır. Her semptom veya ayırıcı tanı, bireyin hastalığını tetikleyen pek çok semptomdan bir tanesi olabilir. Örneğin depresyon, enfeksiyon, vitamin eksikliği, obezite gibi pek çok farklı etkenden kaynaklanabilir. Benzer şekilde tüm bu etkenler de depresyon dahil olmak üzere birçok farklı hastalığa yol açabilir. Bu etkenlerin ortaya çıkışı bireyin genlerine, ortamına ve yaşam tarzına bağlıdır ve yalnızca doğru nedeni hedef alan tedaviler, semptomları bastırmanın ötesinde kalıcı fayda sağlayabilir. Fonksiyonel tıp, sağlığı ve hastalığı, insanın biyolojik sisteminin tüm bileşenlerinin dahil olduğu bir sürekliliğin parçası olarak görür. Fonksiyonel tıp, sistem biyolojisinin klinik uygulaması olarak tanımlanabilir.
Fonksiyonel tıp, doktorların bireydeki fonksiyon bozukluklarını tanımlamasına ve onun sağlığını iyileştirmenin birincil yolu olarak fizyolojisinde gerekli dengeyi tesis etmesine dayalı bir tedavi sunar. İnsan biyolojisi insan genomundan çok daha karmaşıktır. Aslında çoğu hastalık genetik kökenli değildir. Hastalıkları tetikleyen sayısız etken sayılabilir: Çevresel faktörler, yaşam tarzı, beslenme, hareketlilik, stres, psiko-sosyal faktörler. Diyet ve yaşam tarzı seçimleri ve çevresel maruziyetler, belirli genleri etkinleştirerek veya devre dışı bırakarak hastalık olasılığını daha fazla veya daha az hale getirebilir. Fonksiyonel tıp doğrudan hastalığın altındaki kök nedenlere odaklanır. Fonksiyonel tıp, hastalığın tedavisini yalnızca hastalık etiketi yerine mekanizmaya ve nedene odaklanarak yeniden tanımlar. Yaşam şekli, fonksiyonel tıp yaklaşımında son derece ayrıntılı olarak ele alınan ve tedavinin bir parçası olan kritik bir konudur. Yaşam şekli değişikliklerinin bireylerin sağlıklarını geri kazanmalarında ve sürdürmelerinde büyüt etkisi bulunduğunu gösteren çalışmalar her geçen gün artmaktadır.
Sağlık konusunda toplumda artan bilinç ve farkındalık fonksiyonel tıbba yönelik eğilimi de artırıyor. Bilginin her zamankinden daha kolay ulaşılabilir olduğu bir çağda yaşıyoruz. Öte yandan insanlar sağlıkları konusunda daha hassas davranıp sorumluluk alıyor. Sonuç olarak fonksiyonel tıp, hastalık ve semptomlara odaklanan klasik tıp yaklaşımının yanında kanıta dayalı ve bilimsel bir alternatif olarak giderek daha yaygın hale geliyor.
Önlemek tedavi etmekten daha iyidir; bu, fonksiyonel tıbbın yaklaşımını tanımlar. Fonksiyonel tıp özünde hastalıktan ziyade bireyi tedavi eder. Bireydeki dengesizliği bulur, nedenini belirler ve vücudundaki tüm fizyolojik süreçlerin işlevini maksimum seviyede yerine getirmesini sağlar.
Fonksiyonel tıpta her bireyin genetik ve biyokimyasal olarak farklı olduğu kabul edilir. Tedavi, bilime dayalı ilaçları, takviyeleri, beslenme tedavilerini ve detoksifikasyon yöntemlerini içerir. Bunlar arasında fitoterapi, akupunktur, kayropraktik bakım, biorezonans, ozon tedavisi, kişiye özel beslenme planı, mezoterapi, ayurveda tıbbı, geleneksel Çin tıbbı, hacamat, yoga gibi yöntemler sayılabilir.
Fonksiyonel tıptan koruyucu / önleyici tıp yaklaşımı olarak herhangi bir hastalığa yakalanmadan ya da bütün kronik hastalıkların tedavisinde yararlanmak mümkündür. Bunlar arasında diyabet, depresyon, artrit, Alzheimer, Parkinson, fibromiyalji, kalp-damar hastalıkları, enfeksiyonel hastalıklar, osteoporoz, otizm, dikkat bozuklukları, trioid rahatsızlıkları, kanser, kısırlık, sindirim sistemi hastalıkları, otoimmün sistem hastalıkları sayılabilir. Fonksiyonel tıp yaklaşımı ile tüm kronik hastalıklarda hem temelde yatan kök nedenlerin ortadan kaldırılmasına hem de yapılan tedavilerin etkinliğinin artmasına destek olunabilmektedir.
Örneğin kalp hastalığı olan bir hastayı ele alalım. Fonksiyonel tıp yaklaşımı ile doktorunuz sizin kalp hastalığınızı sadece ilaç ve ameliyatla tedavi etmek yerine aynı zamanda kalp hastalığınıza neden olan kök nedenleri de tedavi etmeyi amaçlayacaktır. Bunun için beslenme şeklinizi değiştirmek, daha fazla egzersiz yapmak, stres seviyenizi azaltmak söz konusu olabilir. Modern tıpta da bazı doktorlar bu unsurları tedavi planlarına dahil etse de, fonksiyonel tıpta bu unsurlar tedavi planının merkezinde yer alır. Fonksiyonel tıp her hastanın benzersiz olduğu, aile geçmişi, yaşam biçimi, çevresel unsurları gibi birçok unsurun birbiriyle etkileşim içinde olduğu fikrine dayanmaktadır. Yine kalp hastalığı teşhisi almış bir hastayı örnek verecek olursak, bu hastalık genetik, beslenme, stres ve diğer çevresel faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor olabilir. Dolayısıyla tedavi planında da hastalığın temel nedenlerine ulaşmak için tüm bunlar dikkate alınacaktır.
Fonksiyonel tıp başka bir tıp branşı ve uygulaması değil, tıbbın kendisidir. Fonksiyonel tıp, biyokimya, genetik, beslenme ve fizyoloji dahil olmak üzere çeşitli bilimsel disiplinlerden gelen bilgileri birleştirir. Hekimler tedavi önerilerini desteklemek için laboratuvar testlerini ve kanıta dayalı araştırmaları kullanırlar. Fonksiyonel tıp, teşhis ve tedaviyi yönlendirmek için bilimsel ilkeleri kullanan, kanıta dayalı bir uygulamadır
Fonksiyonel tıp doktorları, öncelikle tıp fakültesinden mezun olmuş hekimlerdir. Size mevcut sağlık halinizi sürdürülebilir kılmanız ya da mevcut hastalığınız tedavisinde destek olabilecek yaşam şekli değişikliklerini, beslenme önerilerini, vitamin-mineral takviyelerini, detoks yöntemlerini önererek çözüm sunabilecek hekimlerdir. Fonksiyonel tıp yaklaşımını benimseyen doktorlar, beslenmeye önem verir. Mümkün olduğunca doğal tedavileri tercih eder. Hastayla iş birliği içinde süreci yönetmeyi vurgular. Modern tıp hekimi hastada nasıl bir hastalık olduğunu araştırmaya odaklanırken, fonksiyonel tıp hekimi hastalığın nasıl bir hastada olduğunu araştırmaya odaklanır. Tedaviye geçildiğinde ise modern tıp hekimi organı, fonksiyonel tıp hekimi organizmayı tedaviye yönelir.

Hasta bilgilerinin kapsamlılığı: Fonksiyonel tıp hasta merkezli bir yaklaşımdır. Bu nedenle tedavi öncesi edinilen hasta bilgileri tedavi sonuçlarını önemli ölçüde etkilemektedir. Hastanın öyküsü ne kadar kapsamlı olursa tedavi protokolleri de o kadar iyi planlanır.

Hastanın değişme isteği: Hastanın temel veya ileri düzey tedavi planlarına uymaya istekli olma derecesi, tedavi sonucunu etkileyen başka bir faktördür.

Hasta ve doktor arasındaki ilişki: Doktor ve hasta arasında uyum olmalıdır. Başka bir deyişle her iki tarafın da yeterli güven ve sorumluluk duygusuna sahip olması gerekir.

Doktorun alanındaki bilgi birikimi ve deneyimi: Doktorun aldığı eğitimlerin zenginliği, gördüğü vakaların çeşitliliği ve sıklığı, kullandığı yöntemlerin çeşitliliği gibi unsurlar tedavinin başarısında etkilidir.

Önlemek tedavi etmekten daha iyidir; bu düstur fonksiyonel tıp yaklaşımının karakteristik özelliklerinden biridir.

Hastalıklar bir anda oluşmaz; çevresel faktörlere, yaşam tarzı seçimlerine, genetik yatkınlıklara göre zaman içinde sinyaller vererek gelişir.

Fonksiyonel tıp özünde hastalıktan ziyade bireyi tedavi eder. Bireydeki dengesizliği bulur, nedenini belirler ve vücudundaki tüm fizyolojik süreçlerin işlevini maksimum seviyede yerine getirmesini sağlar. Dolayısıyla fonksiyonel tıp yaklaşımı ile hastalıklar kapımızı çalmadan önlemimizi alabiliriz.

Kendimizi sağlıklı hissetsek bile bir sağlık taramasından geçmemiz, hastalık risk faktörlerini görmek, bağışıklığınızı güçlendirerek vücudunuzun savunmasını güçlendirmek, sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürdürmek için faydalı olacaktır.

Biorezonans, çeşitli hastalıklar için kesin tedavi yöntemi midir? Garanti verilebilir mi?

Sağlıkla ilgili hiçbir konuda garanti verilmesi doğru değildir. Hayatta hiçbir şeyin garantisi olmadığı gibi, hastalarımıza da “%100 kesin tedavi”, “garantili sonuç”, “tedavi garantisi” gibi söylemlere itibar etmemelerini öneriyoruz.

Evet, yararlanılabilir. Ameliyat öncesi ya da sonrası, ilaç tedavisi ya da farklı terapi yöntemleri öncesi, sırası ve sonrası süreçlerde biorezonans tedavisi uygulanmasının bir sakıncası yoktur. Aksine kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerin etkinliğinin artmasına destek olurken, istenmeyen yan etkilerinin de azalmasına ve hatta ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Tedavi planı kişiye özgü olarak belirlenir. Seansların süresi, sıklığı ve uygulanacak program, tamamen kişiye özgü olarak planlanır. Dolayısıyla tedavi ücreti de buna göre değişkenlik göstermektedir.

Tedavi planı kişiye özgü olarak belirlenir. Seansların süresi, sıklığı ve uygulanacak program, tamamen kişiye özgü olarak planlanır. Dolayısıyla tedavi süresi de buna göre değişkenlik göstermektedir.