Fonksiyonel Tıp
Dr. Sinan Akkurt ile kronik rahatsızlıklarınızın kökenine inen, kişiye özel fonksiyonel tıp yaklaşımıyla tanışın.
Standart protokoller yerine sizin genetiğinize, yaşam tarzınıza uygun planlama yapar ve modern laboratuvar testleri ve biyokimyasal analizlerle süreci yönetiriz.
Bilgi Formunu Doldurun Size Ulaşalım

Fonksiyonel Tıp
Fonksiyonel tıp, hastalıkların kök nedenlerini araştırmaya ve bu nedenleri düzeltmeye odaklanan bütüncül bir tıp yaklaşımıdır. Aynı zamanda sağlıklı yaşamı sürdürülebilir kılmak için uygulanan koruyucu hekimlik uygulamaları da içerir.
Kök nedenlere odaklanma yaklaşımı, özellikle kronik hastalıklarda belirgin bir iyileşme ile yaşam kalite ve konforunda belirgin bir artış sağlar. Fonksiyonel tıp yaklaşımı bilimsel ve kanıta dayalı bir yaklaşımdır. Kişiye özel olması, hastayı bir bütün olarak ele alması ve kalıcı etkisi ile öne çıkar.
Fonksiyonel tıp ne değildir?
Fonksiyonel tıp, klasik tıbba alternatif bir yaklaşım değil; aksine destekleyici bir yaklaşımdır. Nitekim klasik tıpta bir hastalığa, organa ya da sisteme özgü yaklaşım benimsenirken fonksiyonel tıp konuyu çok daha kapsamlı şekilde ele almasıyla daha geniş bir perspektiften bakılmasını mümkün kılar.
Sonuç olarak fonksiyonel tıp: Hastalık odaklı değil, hasta odaklı; organ odaklı değil, sistem odaklı; tanının tedavisi odaklı değil kök neden tedavisi odaklıdır.
Fonksiyonel tıp mekanizması nasıldır?
Fonksiyonel tıp; yine bilinen biyokimya, fizyoloji, genetik, biyoloji, mikrobiyoloji ve toksikoloji gibi tıbbi bilimsel verileri kullanır, fakat bu verileri bütüncül bir bakış açısı ile ele alır.
Fonksiyonel tıbbı klasik tıp yaklaşımından ayrıştıran en önemli noktalar; hastalığı değil hastayı baz alması, hastalık tanısı koymaktan öte hastalıkların altında yatan tetikleyici etkenlere odaklanması ve hastayı bir bütün olarak kabul edip spesifik olarak bir hastalık yerine fizyolojik, zihinsel ve ruhsal açıdan bütünü iyileştirmeyi hedeflemesidir.
Fonksiyonel tıpta kişi bir bütün olarak değerlendirilir. Bu doğrultuda kişinin hastalık sağlık durumuna etki eden genetik, çevresel ve yaşam tarzına bağlı unsurlar göz önüne alınır.
Fonksiyonel tıp yaklaşımının merkezinde beslenme, yaşam şekli, çevresel etkenler ve mikrobiyatanın keşfiyle son yıllarda önemi giderek artan bağırsaklar ekseninde bağışıklık sistemi yer alır.
Fonksiyonel tıp ekip çalışması gerektirir. Bu ekibin olmazsa olmaz parçaları elbette bir fonksiyonel tıp hekimi ile fonksiyonel tıp diyetisyeni ve aktif iş birliği içindeki hastadır. Tedavi programları gibi beslenme programları da fonksiyonel tıp bakış açısı doğrultusunda kişiye özel olarak planlanır.
Klasik tıpta sıklıkla kullanılan “idiyopatik” (sebebi bilinmeyen) kavramı, fonksiyonel tıpta kullanılmamaktadır.
Metabolik ve Hormonal Sorunlar
İnsülin Direnci ve Tip 2 Diyabet rahatsızlıklarında, sadece kan şekerini düşürmek değil, hücrenin insüline neden direnç gösterdiğini hücresel düzeyde çözüyoruz.
Polikistik Over ve Menopoz süreçlerinde hormonları dışarıdan takviye etmekten ziyade, vücudun kendi hormonal dengesini kurmasını sağlayacak karaciğer detoksu ve beslenme protokollerini uyguluyoruz.
Nörolojik ve Ruhsal Sağlık
Beyin Sisi ve Unutkanlık rahatsızlıkarında bağırsak-beyin aksını düzelterek odaklanma problemlerini ve erken evre bilişsel gerilemeyi destekliyoruz.
Anksiyete ve Depresyon durumlarında serotonin gibi mutluluk hormonlarının %90’ının bağırsaklarda üretildiği gerçeğiyle, ruhsal sağlığı sindirim sisteminden başlatarak iyileştiriyoruz.
Fonksiyonel tıp çatısı altında hangi tedaviler uygulanır?
Sindirim sorunları, geçmeyen şişkinlik, huzursuz bağırsak (IBS), gıda intoleransları.
Otoimmün rahatsızlıklar, hashimoto, romatoid artrit ve kronik inflamasyon süreçleri.
Hormonal dengesizlikler, insülin direnci, polikistik over, tiroid problemleri.
Enerji ve odaklanma, kronik yorgunluk sendromu, beyin sisi, uyku bozuklukları.
- Kanser destek süreci, hastanın bütüncül yaklaşım ile desteklenerek, gerek yaşam kalitesi gerek ise bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi
Fonksiyonel tıp ilaç kullanımına karşı mıdır?
Hayır, ilaç kullanımını reddetmez; ancak ilacın sadece semptomu baskıladığı durumlarda, hastalığın asıl kaynağını bularak ilaç bağımlılığını azaltmayı veya önlemeyi hedefler.
İlk etkileri ne zaman hissederim?
Vücudun biyokimyasal dengesinin değişmesi kişiden kişiye değişmekle birlikte, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle ilk 2-4 hafta içinde enerji artışı ve ödem azalması gibi etkiler sıkça görülür.

Kanser Destek Sürecinde Bütüncül Onkoloji Yaklaşımı
Kanser tedavisinde fonksiyonel tıp, mevcut onkolojik tedaviyi (kemoterapi, radyoterapi vb.) reddetmez; aksine bu sürecin etkinliğini artırmayı ve vücudun direncini korumayı hedefler.
Kanser sadece bir hücre bozulması değil, vücudun iç dengesinin (mikroçevre) bozulmasıdır. Dr. Sinan Akkurt rehberliğinde uyguladığımız destekleyici program, bağışıklık güçlendirme ile kanser hücreleriyle savaşan savunma mekanizmalarını biyokimyasal olarak desteklemektir.
Kemoterapi ve radyoterapinin yarattığı halsizlik, bulantı ve toksik yükü gibi yan etkileri minimize etmek için doğru yoldur.
Kanserin beslendiği “kronik yangı” (enflamasyon) zeminini kurutmak ve hücrelerin enerji santrallerini (mitokondri) koruyarak hastanın yaşam kalitesini ve enerjisini yüksek tutmak için fayda sağlar.

Kişiye Özel Bütüncül Yaklaşım
“Yıllardır binlerce hastamda gördüğüm tek bir gerçek var, vücudumuz bir bütün ve bize sürekli bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Fonksiyonel tıp ile yaptığımız şey, bu dili anlamak ve sadece ağrıyı susturmak değil, ağrının kaynağındaki ateşi söndürmektir. Amacım, size sadece bir reçete yazmak değil; biyolojinizle barışık, enerjik ve sürdürülebilir bir yaşamın anahtarını teslim etmektir.
Birlikte, sağlığınızın mimarı olabiliriz.”
Dr. Sinan AKKURT