
Fibromiyalji, yaygın ve kronik bir ağrı sendromudur. Miyalji terimi kas ağrısı anlamına gelir ve hastalık genellikle yaygın kas ve iskelet ağrısı, yorgunluk, uyku bozuklukları ve aşırı duyarlılıkla karakterizedir. Halk arasında kas romatizması olarak da anılır. Genellikle kasların, bağların ve tendonların aşırı hassasiyetiyle ilişkilidir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.
Fibromiyalji kronik ve hastanın konforunu önemli ölçüde kısıtlayan bir hastalık olmakla birlikte, uygun tedavi ve yaşam değişiklikleriyle kontrol altına alınması mümkündür. Toplumda yaygın kabul gören “fibromiyalji asla geçmez, ömür boyu devam eder” algısı gerçeği yansıtmamaktadır. Kök nedenlere yönelen doğru bir programla fibromiyalji hastaları sağlıklarına yeniden kavuşabilirler.
Fibromiyaljinin belirtileri nelerdir?
Fibromiyaljinin en belirgin özelliği ağrıdır. Hastalar genellikle vücutlarının çeşitli bölgelerinde yaygın ve kronik ağrı yaşarlar ve bu ağrı sırt, boyun, omuzlar, kalça ve dizler gibi bölgelerde yoğunlaşabilir. Ağrı bazen elektrik çarpması ya da keskin bir bıçak saplanması gibi hissedilebilir.
Sürekli yorgunluk ve halsizlik tabloya eşlik eder. Hastalar sıklıkla dinlenmeye ihtiyaç duyar, ancak uykuları genellikle dinlendirici değildir. Uykuya dalma zorluğu, gece sık uyanma ve sabahları dinlenmemiş hissetme tipik uyku şikâyetleridir. Hafif dokunma veya basınç altında bile ağrı hissedilecek kadar duyarlılık artışı, hastalığın ayırt edici özelliklerindendir.
Bunların dışında baş ağrıları, migren, sindirim problemleri, konsantrasyon zorlukları, unutkanlık ve ruh hali bozuklukları da tabloya eşlik edebilir. Hastalar bu zihinsel bulanıklık halini çoğu zaman beyin sisi olarak adlandırır.

Fibromiyalji nasıl oluşur?
Fibromiyaljinin kökeninde merkezi sinir sisteminin ağrıyı işleme biçimindeki bozulma yatar. Bedensel bir yaralanma olmamasına rağmen aşırı aktif hale gelen sinirler, vücudun ağrıyı olduğundan çok daha şiddetli algılamasına yol açar. Bağışıklık sistemi düzensizlikleri ve otoimmün süreçler de hastalıkla sıkça birlikte görülür ve fonksiyonel tıp yaklaşımında bu zemin tedavinin odak noktalarından biridir.
Herkes fibromiyaljiye yakalanabilir, ancak kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Her yaştan insanı, hatta çocukları etkileyebilir, ancak genellikle orta yaşta başlar ve yaşlandıkça görülme olasılığı artar. Romatizmal eklem iltihabı, lupus, ankilozan spondilit, kireçlenme, depresyon, anksiyete, kronik sırt ağrısı ve huzursuz bağırsak sendromu gibi hastalıkları olanlarda fibromiyaljiye yakalanma olasılığı daha yüksektir.
Klasik Tıpta Fibromiyalji Tedavisi
Klasik tıp yaklaşımıyla fibromiyalji tedavisi, belirtilerin şiddetini azaltmayı ve hastanın yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Ağrı, yorgunluk ve diğer belirtileri yönetmek için antidepresanlar, ağrı kesiciler, uyku ilaçları ve kas gevşeticiler kullanılabilir. Düzenli egzersiz, esneme, masaj ve sıcak soğuk uygulamaları gibi fizik tedavi yöntemleri ağrıyı azaltabilir ve esnekliği artırabilir.
Bu yaklaşım belirtileri yönetmede değerlidir, ancak pek çok hasta ilaçlar kesildiğinde başa döner çünkü hastalığı doğuran zemin yerli yerinde durur. Kök nedene yönelen yaklaşımın değeri tam burada ortaya çıkar.
Dr. Sinan Akkurt ile Fibromiyalji Tedavisi
Kliniğimizde fibromiyalji, fonksiyonel tıp bakış açısıyla ele alınmaktadır. Hastanın hem sindirim sistemi hem bağışıklık dengesi hem de hastalığın ana unsurlarından biri olan kronik stres durumu birlikte değerlendirilir ve tedavi altına alınır.
Tedavide öncelik bağırsak sağlığının düzene sokulmasıdır. Bağışıklık sistemi başta körü körüne güçlendirilmez, önce vücudun patojen yükleri temizlenir, ardından ağrıların giderilmesine yönelik uygulamalar yapılır. Hastaya kişiye özel beslenme planı verilir ve gerekli vitamin mineral eksiklikleri takviye edilir. Tüm bunlarla bağışıklık sistemi doğru biçimde desteklendiğinde fibromiyalji hastalarının ağrıdan kurtulması hedeflenir.
Dr. Sinan Akkurt ile fibromiyalji tedavisinde genel eğilimin aksine doğrudan antidepresan kullanımı önerilmez. Yenilikçi yaklaşımlarda sinir sistemini desteklemek için bağırsakların tedavisine öncelik verilmektedir. Bunun nedeni açıktır. Duygu durum merkezi olarak bilinen limbik sistemi etkileyen nörotransmitter maddelerin önemli bir bölümü bağırsaklarda üretilir. Serotoninin büyük kısmı, dopaminin ise yaklaşık yarısı bağırsak kaynaklıdır. Dolayısıyla bağırsakları tedavi etmek, aynı zamanda duygu durumunda rahatlama sağlamak demektir.
Fibromiyalji hastaları ister ilaç tedavisini ister fonksiyonel tıp programını seçmiş olsun, eş zamanlı bir egzersiz programını takip etmeleri tedavide başarı şansını önemli ölçüde artırır.

Fibromiyaljide Biorezonans Tedavisi
Dr. Sinan Akkurt, fibromiyalji tedavisinde uzun yıllardır biorezonans metodunu etkin biçimde kullanmaktadır. Biorezonans, hastanın bedeninden fibromiyalji nedenleri arasında bulunan yükleri ortadan kaldırmak suretiyle etki eder. Bu yükler arasında çeşitli virüsler, bakteriler, mantarlar, alerjenler, ağır metaller, gıda katkıları ve elektromanyetik kirlilik yer alır.
Biorezonans metoduyla bir yandan detoksifikasyon programları uygulanarak vücut arındırılırken diğer yandan ağrıları azaltacak programlar devreye alınır. İlerleyen aşamalarda bağışıklık sistemi güçlendirilerek vücudun eski gücüne ve esnekliğine kavuşması hedeflenir.
Fibromiyaljide Beslenme Nasıl Olmalı ?
Fibromiyaljide beslenme çok önemli bir unsurdur ve dikkat edilmesi gereken en önemli alan sindirim sistemidir. Bazı gıdalar inflamasyonu artırırken bazıları inflamasyonla savaşır. Sindirim sistemini olumsuz etkileyen gıdaların başında gluten gelir ve fibromiyalji hastalarının glutenden uzak durması önerilir. İnek sütü de aynı şekilde değerlendirilir. Gluten ve inek sütü, bağırsak duvarındaki geçirgenliği bozarak antijen antikor reaksiyonuna, yani otoimmün bir yanıta zemin hazırlayabilir.
Bazı fibromiyalji hastaları gluten ve inek sütü dışında belirli gıdalara karşı da hassasiyet gösterebilir. Bu nedenle gıda intolerans testinden geçmeleri önemlidir. Gıda intoleranslarının testi ve tedavisi kliniğimizde biorezonans metoduyla gerçekleştirilebilmektedir.
Dengeli bir diyet ve antiinflamatuar besinlerin tüketimi tedaviyi destekler. Omega-3 yağ asitleri inflamasyonu azaltabilir, haftada en az iki kez sağlıklı balık tüketimi faydalıdır. İyi kalitede protein kas sağlığını destekler ve tavuk, hindi, yumurta, balık, fasulye, mercimek, nohut ile ev yapımı yoğurt iyi kaynaklardır. Rafine şekerden kesinlikle uzak durulmalıdır çünkü inflamasyonu artırır ve enerji seviyesini dengesizleştirir. Yeterli su içmek toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve kilogram başına günde yaklaşık 40 mililitre su tavsiye edilir. Zencefil, zerdeçal ve tarçın gibi baharatlar antiinflamatuar özellikleriyle sağlıklı beslenmeyi destekler. Magnezyum ve omega-3 gibi takviyeler ise mutlaka hekim kontrolünde alınmalıdır.

Yaşam Alışkanlıkları Hangi Yönde Değişmeli
Fibromiyalji ağrıyla karakterize olduğu kadar stresle de karakterize bir rahatsızlıktır. Hastalık, HPA aksı denen stres ekseniyle yakından ilişkilidir ve hastalar bu tabloya hem bağışıklık düzensizliği hem de kronik stres yoluyla gelmiş olabilirler.
Stresi yalnızca psikolojik stresten ibaret görmemek gerekir. Hücresel stres de bir kaynaktır ve elektromanyetik kirlilikten çeşitli patojenlere uzanan bir zeminde gelişebilir. Bu nedenle elektronik cihaz yoğunluğunu azaltmak, hazır paketli gıdalardan uzak durmak ve biorezonans ile ozon tedavisi gibi yöntemlerle arınmak önerilir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri ve yoga gibi stres yönetimi teknikleri de hastaların günlük yaşamına ekleyebileceği araçlardır.
Uyku kalitesi ayrıca önem taşır. Düzenli uyku saatlerine uymak ve konforlu bir uyku ortamı oluşturmak tedavinin parçasıdır. Günlük aktivitelerin dengelenmesi de kritiktir. Bazı hastalar kendini tamamen izole ederken bazıları aşırıya kaçar. Özellikle yoğun iş temposu olan ve ağır yükümlülükler taşıyan kişilerde aşırıya kaçma sık görülür. Aktiviteler parçalara bölünerek yapılmalı, fiziksel aktivite ve dinlenme arasında denge kurulmalıdır. Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili aerobik egzersizler ile esneme hareketleri kasları güçlendirir, esnekliği artırır ve ağrıyı azaltabilir.
Fibromiyalji ile Birlikte Görülebilen Rahatsızlıklar
Fibromiyaljinin sendrom olarak anılmasının nedeni, tek bir belirtiden ziyade belirtiler bütününden oluşmasıdır. Fibromiyalji hastaları genellikle birden fazla rahatsızlıkla birlikte mücadele eder. Huzursuz bağırsak sendromu, kronik yorgunluk sendromu, hipotiroidizm, migren ve diğer baş ağrısı türleri, ağrılı mesane sendromu, çene eklemi bozuklukları, kaygı bozukluğu, depresyon ve postural taşikardi sendromu fibromiyaljiye eşlik edebilen durumlardır. Bu birliktelik, hastalığın tek bir organın değil sistemin sorunu olduğunu ve bütüncül yaklaşımın neden gerekli olduğunu gösterir.
Kliniğimizdeki program tamamlayıcı ve bütüncül bir yaklaşımdır. Fibromiyalji belirtileri tiroid hastalıkları, romatizmal hastalıklar ve depresyon gibi başka tablolarla karışabilir, bu nedenle tanının hekim tarafından konması esastır. Kök neden yaklaşımı sabır ister ve sonuçlar kişiden kişiye değişir.
Sık Sorulan Sorular
Fibromiyalji tamamen geçer mi ?
Toplumdaki yaygın “asla geçmez” algısı gerçeği yansıtmamaktadır. Kök nedenlere yönelen doğru bir programla hastalığın kontrol altına alınması ve hastaların sağlıklarına yeniden kavuşması mümkündür. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve süreç sabır ister.
Fibromiyalji ile romatizma arasındaki fark nedir ?
Fibromiyalji eklem iltihabı yapmadan yaygın kas ve yumuşak doku ağrısı oluşturur ve halk arasında kas romatizması olarak bilinir. Romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmalar ise eklemlerde iltihap ve zamanla hasar oluşturur. Tanı ayrımı muayene ve kan testleriyle yapılır.
Neden tedavide önce bağırsaklara odaklanılıyor ?
Duygu durumunu düzenleyen nörotransmitterlerin önemli bölümü bağırsaklarda üretilir ve bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70’i bağırsaklarda konumlanmıştır. Bağırsak sağlığı düzelmeden yapılan tedaviler eksik kalır.
Gluten ve sütü gerçekten bırakmalı mıyım ?
Gluten ve inek sütü bağırsak geçirgenliğini bozarak otoimmün yanıta zemin hazırlayabilir ve fibromiyalji hastalarına önerilmez. Kişiye özel durumunuz gıda intolerans testiyle netleştirilir.
Tedavide antidepresan kullanacak mıyım ?
Kliniğimizde genel eğilimin aksine doğrudan antidepresan önerilmez. Sinir sistemi desteği bağırsak tedavisine öncelik verilerek sağlanır. Mevcut ilaçlarınızı hekiminize danışmadan bırakmayın.
Egzersiz ağrımı artırmaz mı ?
Doğru planlanan düşük etkili egzersiz ağrıyı azaltır. Yürüyüş, yüzme ve esneme hareketleri önerilir. Aktiviteler parçalara bölünerek yapılmalı ve dinlenmeyle dengelenmelidir.
Tedavi programı ne kadar sürer ?
Program kişiye özeldir. Patojen ve toksin yükünün boyutu, bağırsak durumu ve eşlik eden rahatsızlıklara göre ilk değerlendirmede planlanır ve takiplerle izlenir.
Dr. Sinan Akkurt Kliniğinde Fibromiyalji Tedavisi
Dr. Sinan Akkurt 2007 yılından bu yana İzmir Bornova’daki özel kliniğinde hizmet vermektedir ve biorezonans metodunu ülkemize tanıtan hekimdir. 25 yılı aşkın hekimlik deneyimiyle, fibromiyalji dahil kronik ağrı sendromlarında pek çok hastaya fonksiyonel tıp ekseninde kişiye özel programlar uygulamıştır.
Fibromiyalji şikayetleriniz için bilgi almak ve randevu oluşturmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.
Telefon: +90 (232) 343 55 22
GSM ve WhatsApp : +90 (530) 387 46 87
Adres: Kazım Dirik Mah, 372/8. Sk., No 48, 35100 Bornova/İzmir