Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

Sıkça Sorulan Sorular

Biorezonans, çeşitli hastalıklar için kesin tedavi yöntemi midir? Garanti verilebilir mi?

Sağlıkla ilgili hiçbir konuda garanti verilmesi doğru değildir. Hayatta hiçbir şeyin garantisi olmadığı gibi, hastalarımıza da “%100 kesin tedavi”, “garantili sonuç”, “tedavi garantisi” gibi söylemlere itibar etmemelerini öneriyoruz.

Biorezonans metodundan hangi hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı yöntem olarak yararlanabiliriz?

Biorezonans metodunun, yardımcı bir tedavi yöntemi olarak 400’ü aşkın hastalığın tedavisine fayda sağlayabildiği biliniyor.

Klasik tıbba göre süren tedavi ile eş zamanlı olarak biorezonans metodundan yararlanılabilir mi?

Evet, yararlanılabilir. Ameliyat öncesi ya da sonrası, ilaç tedavisi ya da farklı terapi yöntemleri öncesi, sırası ve sonrası süreçlerde biorezonans tedavisi uygulanmasının bir sakıncası yoktur. Aksine kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerin etkinliğinin artmasına destek olurken, istenmeyen yan etkilerinin de azalmasına ve hatta ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Ücretler ne kadar?

Tedavi planı kişiye özgü olarak belirlenir. Seansların süresi, sıklığı ve uygulanacak program, tamamen kişiye özgü olarak planlanır. Dolayısıyla tedavi süresi de buna göre değişkenlik göstermektedir.

Tedavi süresi ne kadar?

Tedavi planı kişiye özgü olarak belirlenir. Seansların süresi, sıklığı ve uygulanacak program, tamamen kişiye özgü olarak planlanır. Dolayısıyla tedavi süresi de buna göre değişkenlik göstermektedir.

Herhangi bir sigorta geçerli mi?

Hayır, herhangi bir sigorta tarafından tedavi ücretleri karşılanmamaktadır.

Fonksiyonel tıp nedir?

Fonksiyonel tıp, hastalığın sadece belirtilerini bastırmak yerine, bu belirtilerin altında yatan temel nedenleri bulmaya odaklanan, biyokimya temelli ve kişiye özel bir tıp yaklaşımıdır. Vücudu birbirine bağlı sistemlerin oluşturduğu bir bütün olarak ele alır ve genetik yapı, yaşam tarzı ile çevresel faktörlerin bu sistemler üzerindeki etkisini inceler. Bu yaklaşımda amaç, kronik hastalıkların kökenine inerek vücudun doğal dengesini yeniden kurmak ve kişiyi sadece hastalıklardan korumakla kalmayıp, optimal sağlık seviyesine ulaştırmaktır.

Biorezonans Nedir?

Biorezonans, vücuttaki hücrelerin ve dokuların yaydığı elektromanyetik frekansları temel alan, bütünsel bir teşhis ve terapi yöntemidir. Her organın ve hücrenin kendine özgü bir titreşim frekansı olduğu prensibine dayanarak, vücutta dengesi bozulmuş olan elektromanyetik dalgaları özel cihazlar aracılığıyla tespit eder. Bu yöntemde amaç, vücuda zarar veren patolojik frekansları ters çevirip nötrleyerek veya sağlıklı frekansları güçlendirerek vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçirmektir.

Tamamen ağrısız ve ilaçsız bir uygulama olan biorezonans, modern tıbbın imkanlarıyla entegre bir şekilde kullanılırken özellikle alerjiler, bağımlılıklar ve kronik yorgunluk gibi pek çok farklı alanda dengeleyici bir rol üstlenir. Hücresel düzeyde gerçekleşen bu enerji alışverişi sayesinde, vücudun biyolojik bilgi akışı düzenlenerek sistemin genel bir uyum içinde çalışması hedeflenir.

Getat Nedir ?

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT), modern tıp teknikleri ile binlerce yıllık kadim tedavi yöntemlerini bir araya getiren, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da tanınan bilimsel bir uygulama alanıdır. Bu yaklaşım, sadece hastalığı tedavi etmeyi değil, kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengesini bir bütün olarak korumayı hedefler. Akupunkturdan ozon terapiye, hacamattan fitoterapiye kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu yöntemler, alanında uzman hekimler tarafından uygulandığında modern tıbbi tedavilerin etkinliğini artırarak iyileşme sürecine destek olur.

Bu uygulamaların temel amacı, vücudun kendi savunma ve onarım mekanizmalarını harekete geçirerek yaşam kalitesini en üst seviyeye taşımaktır. GETAT, modern tıbbın sunduğu teknolojik imkanları dışlamaz; aksine kanıta dayalı tıp ile geleneksel bilgeliği harmanlayarak kişiye özel, kapsayıcı bir sağlık yönetimi sunar. Bakanlık onaylı merkezlerde ve uzman ellerde gerçekleştirilen bu tedaviler, sağlıklı yaşam yolculuğunda güvenilir ve tamamlayıcı bir köprü görevi görür.

Sibo Testi Nedir?

SİBO testi, ince bağırsakta normalde bulunması gerekenden fazla miktarda bakteri birikip birikmediğini belirlemek için kullanılan, cerrahi müdahale gerektirmeyen bir nefes analiz yöntemidir. Normal şartlarda kalın bağırsakta yoğunlaşan bakterilerin ince bağırsağa göç etmesi; şişkinlik, gaz, karın ağrısı ve emilim bozuklukları gibi sindirim sorunlarına yol açar. Test sırasında kişiye özel bir şekerli solüsyon (laktüloz veya glikoz) içirilir ve belirli aralıklarla nefesteki hidrojen ve metan gazı seviyeleri ölçülerek bakterilerin bu şekerleri fermente etme oranı takip edilir.

Bu testin temel amacı, sindirim sistemindeki dengesizliğin kaynağını net bir şekilde saptayarak kişiye özel bir tedavi ve beslenme planı oluşturmaktır. Nefesteki gaz değerlerinin yükselme zamanı ve miktarı, ince bağırsaktaki bakteri yoğunluğu hakkında kritik veriler sunar. Elde edilen sonuçlar sayesinde, hastanın yaşadığı kronik sindirim problemlerinin altında yatan neden bilimsel bir temele oturtulur ve bağırsak sağlığını yeniden dengelemek için gerekli olan fonksiyonel tıp yaklaşımı belirlenir.

Andülasyon Nedir ?

Andülasyon, vücuttaki tüm sıvıların ve dokuların mekanik vibrasyon ile biyolojik rezonans yöntemleri kullanılarak harekete geçirilmesini sağlayan bütünsel bir terapi yöntemidir. Bu sistem, belirli frekanslardaki titreşimleri kızılötesi derin ısı (infrared) ile birleştirerek hücre metabolizmasını uyarır ve vücuttaki enerji üretiminden sorumlu olan ATP seviyelerini artırmayı hedefler. Sadece fiziksel bir masaj etkisi yaratmakla kalmayıp, sinir sistemi üzerinde de düzenleyici bir rol oynayarak stresin azaltılmasına ve genel bir gevşeme haline yardımcı olur.

Özellikle lenf ödem tedavisi, kronik ağrı yönetimi, metabolizmanın hızlandırılması ve bölgesel zayıflama süreçlerinde destekleyici bir uygulama olarak öne çıkar. Kan dolaşımını ve lenf akışını optimize ederek toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, böylece vücudun kendi kendini iyileştirme gücünü destekler. Andülasyon terapisi, konforlu bir uygulama süreci sunarken aynı zamanda doku sıkılaşması ve sindirim sisteminin düzenlenmesi gibi pek çok farklı sağlık kazanımına da katkıda bulunur.

Hacamat Nedir?

Hacamat, vücudun belirli bölgelerinden vakumlama yöntemiyle kan alınarak yapılan, binlerce yıllık geçmişe sahip geleneksel bir tedavi yöntemidir. Modern tıbbi yaklaşımla değerlendirildiğinde, bu uygulama özellikle doku aralarında birikmiş, kılcal damarlarda dolaşımı yavaşlatan ve vücut tarafından atılamayan toksik maddelerin dışarı atılmasını amaçlar. Uygulama yapılacak bölgeye önce kupa ile vakum yapılarak kanın yüzeye toplanması sağlanır, ardından küçük ve steril çiziklerle bu birikmiş sıvının tahliyesi gerçekleştirilir.

Bu yöntem, sadece bölgesel bir temizlik sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bağışıklık sistemini uyararak vücudun doğal savunma mekanizmalarını ve onarım süreçlerini harekete geçirir. Kan dolaşımını canlandırması, doku beslenmesini artırması ve sinir sistemini dengelemesi nedeniyle ağrı yönetimi, kronik yorgunluk ve detoks süreçlerinde sıkça tercih edilir. Alanında uzman hekimler tarafından, hijyenik koşullarda uygulandığında vücudun genel enerji seviyesini yükselten ve biyolojik dengesini destekleyen bütünsel bir iyileşme sürecine katkıda bulunur.

Ozon Tedavisi Nedir ?

Ozon tedavisi, üç oksijen atomundan oluşan ozon gazının ($O_3$) tıbbi amaçlarla vücuda uygulanması prensibine dayanan, hücre yenileyici ve bağışıklık güçlendirici bir terapi yöntemidir. Vücuda giren ozon gazı, kanın oksijen taşıma kapasitesini ve dokuların bu oksijeni kullanma yeteneğini artırarak metabolizmayı hücresel düzeyde hızlandırır. Bu süreçte ozon, güçlü bir antioksidan tetikleyici rolü üstlenerek vücudun zararlı serbest radikallerle mücadelesine yardımcı olur ve genel bir arınma sağlar.

Bu yöntemin en belirgin özellikleri arasında enfeksiyonlarla mücadele etme, kan dolaşımını düzenleme ve iltihap önleyici etkileri yer alır. Bağışıklık sistemini modüle ederek vücudun direncini artıran ozon tedavisi; kronik yaraların iyileştirilmesinden eklem ağrılarına, diyabet komplikasyonlarından genel wellness (iyilik hali) uygulamalarına kadar çok geniş bir alanda destekleyici tedavi olarak kullanılır. Uzman hekim kontrolünde ve kişiye özel dozajlarla uygulandığında, vücudun hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha enerjik ve dengeli bir yapıya kavuşmasını sağlar.

Mezoterapi Nedir?

Mezoterapi; vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin ve bazı bitkisel özlerin özel karışımlar haline getirilerek cildin orta tabakasına (mezoderm) çok ince iğnelerle enjekte edilmesi işlemidir. Bu yöntemde amaç, tedavi edilmek istenen bölgeye etken maddeleri doğrudan ulaştırarak o alandaki kan dolaşımını canlandırmak, hücre yenilenmesini tetiklemek ve dokuyu içeriden beslemektir. İlaçların sistemik dolaşıma karışmadan sadece ihtiyaç duyulan bölgeye uygulanması, tedavinin etkisini artırırken yan etki riskini minimuma indirir.

Kullanım alanı oldukça geniş olan bu yöntem; cilt gençleştirme, leke tedavisi, saç dökülmesini durdurma ve bölgesel zayıflama gibi estetik amaçların yanı sıra çeşitli eklem ve kas ağrılarının hafifletilmesinde de aktif olarak kullanılır. Cildin kollajen ve elastin üretimini destekleyerek daha parlak, canlı ve gergin bir görünüm kazanmasını sağlayan mezoterapi, modern tıbbın estetik ve fonksiyonel çözümlerini birleştiren konforlu bir uygulamadır. Kişinin ihtiyacına göre hazırlanan özel formüller sayesinde, hedeflenen dokuda hızlı ve gözle görülür bir iyileşme süreci başlatılır.

Alerji ve Alerji Tedavisi Nedir?

Alerji, vücudun bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan maddelere (polen, ev tozu akarı, bazı gıdalar veya evcil hayvan tüyü gibi) karşı gösterdiği aşırı ve hatalı tepkidir. Bağışıklık sistemi bu maddeleri birer “tehdit” olarak algıladığında, vücudu korumak amacıyla histamin gibi çeşitli kimyasallar salgılar; bu da burun akıntısı, kaşıntı, hapşırma, döküntü veya daha ileri seviyelerde nefes darlığı gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Temelde bu durum, vücudun savunma mekanizmasının “yanlış alarm” vermesi ve kendi dokularına zarar verebilecek bir inflamasyon süreci başlatmasıdır.

Alerji tedavisi ise sadece belirtileri maskelemeyi değil, bağışıklık sisteminin bu aşırı duyarlılığını dengelemeyi ve kişinin yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Modern tıbbi yaklaşımlar ve fonksiyonel tıp bakış açısıyla; alerjenle temastan kaçınmanın yanı sıra bağışıklık sistemini regüle eden ilaçlar, biyorezonans gibi frekans terapileri ve bağırsak florasının düzenlenmesi gibi bütünsel yöntemler kullanılır. Tedavi sürecinde vücudun toksin yükünü azaltmak, beslenme alışkanlıklarını optimize etmek ve bağışıklık sistemine “normal” tepki vermeyi yeniden öğretmek, kalıcı ve etkin bir iyileşme sağlanması açısından kritik rol oynar.

Biorezonans İle Sigara Bırakılabilir Mi?

Evet, biorezonans yöntemi sigara bırakma sürecinde dünya genelinde yaygın olarak kullanılan ve oldukça yüksek başarı oranlarına sahip olan etkili bir destek tedavi yöntemidir. Bu işlemin temel mantığı, vücuda sigaradan alınan nikotinin elektromanyetik frekansının tam tersini (ayna görüntüsünü) geri yükleyerek nikotinin vücuttaki “bağımlılık yapan” izini silmektir. Bu sayede vücut, nikotini yabancı bir madde olarak algılamayı bırakır ve sigara içme isteği fiziksel düzeyde önemli ölçüde azalır.

Tek seans gibi kısa bir sürede bile etkili olabilen bu yöntem, sadece fiziksel isteği azaltmakla kalmaz, aynı zamanda vücudun detoks mekanizmalarını harekete geçirerek birikmiş toksinlerin atılmasını hızlandırır. Ağrısız ve yan etkisiz bir uygulama olması sayesinde, sigarayı bırakırken yaşanan aşırı sinirlilik, iştah artışı ve yoksunluk belirtilerinin çok daha hafif atlatılmasına yardımcı olur. Biorezonans, sigara bağımlılığını hücresel bir “hafıza” sorunu olarak ele alıp bu hafızayı sıfırlayarak, kişinin sigaradan özgürleşme yolculuğunda bilimsel ve bütünsel bir destek sunar.

Tiroid Nedir?

Tiroid, boynun ön kısmında, adem elması olarak bilinen bölgenin hemen altında yer alan, kelebek şeklindeki küçük bir endokrin bezidir. Vücudun en önemli enerji santrallerinden biri olarak kabul edilen bu bez, salgıladığı hormonlar aracılığıyla hücrelerin ne kadar hızlı çalışacağını ve enerjiyi nasıl kullanacağını belirler. Temel görevi olan metabolizma hızını düzenlemenin yanı sıra; vücut ısısı, kalp atış hızı, kolesterol seviyeleri ve hatta duygu durumu üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.

Tiroid hormonlarının dengeli bir şekilde üretilmesi, vücuttaki tüm sistemlerin uyum içinde çalışması için kritiktir. Eğer bu bez gereğinden fazla çalışırsa (hipertiroidi) metabolizma aşırı hızlanırken, az çalışması durumunda (hipotiroidi) vücut fonksiyonları yavaşlar ve halsizlik, kilo alımı gibi belirtiler ortaya çıkar. Fonksiyonel tıp bakış açısıyla tiroid sağlığı; sadece hormon seviyeleriyle değil, aynı zamanda bağırsak sağlığı, stres faktörleri ve iyot gibi kritik minerallerin dengesiyle bir bütün olarak değerlendirilir.

Romatoid Artrit Nedir?

Romatoid artrit (RA), vücudun bağışıklık sisteminin kendi eklem dokularına saldırması sonucu oluşan kronik ve sistemik bir otoimmün hastalıktır. Sadece basit bir eklem ağrısı değil, eklem zarlarında iltihaplanmaya yol açarak zamanla kıkırdak ve kemik yapısında kalıcı hasarlara, hatta şekil bozukluklarına neden olabilen bir süreçtir. Tipik olarak el ve ayaklardaki küçük eklemlerde simetrik (vücudun her iki tarafında aynı anda) şişlik, sabah tutukluğu ve ağrı ile kendini gösteren bu durum, tedavi edilmediğinde diğer organları da etkileyebilen genel bir inflamasyon (iltihap) tablosuna dönüşebilir.

Fonksiyonel tıp yaklaşımında romatoid artrit, sadece eklemlerdeki yangıyı dindirmekle kalmayıp bu bağışıklık yanıtını neyin tetiklediğini bulmaya odaklanarak ele alınır. Bağırsak sağlığı, gıda duyarlılıkları, gizli enfeksiyonlar ve kronik stres gibi faktörler incelenerek bağışıklık sisteminin neden “kendi dokusuna saldırdığı” sorusuna yanıt aranır. Beslenme düzeninin inflamasyon karşıtı bir yapıya dönüştürülmesi ve eksik olan mikro besinlerin tamamlanmasıyla, vücudun aşırı tepki veren savunma mekanizmasının dengelenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir.

Fibromiyalji Nedir?

Fibromiyalji, vücutta yaygın kas-iskelet ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk ve bilişsel işlevlerde (odaklanma güçlüğü gibi) aksamalara yol açan kronik bir yumuşak doku romatizmasıdır. Genellikle “görünmez hastalık” olarak adlandırılan bu durumda, eklemlerde veya kaslarda yapısal bir hasar olmamasına rağmen, beyin ve omurilik ağrı sinyallerini normalden daha şiddetli bir şekilde işleme eğilimindedir. Vücudun belirli noktalarında hassasiyetle kendini gösteren bu süreç, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ve sabahları dinlenmiş uyanmayı imkansız hale getiren sistemik bir hassasiyet tablosudur.

Fonksiyonel tıp çerçevesinde fibromiyalji; sadece bir ağrı yönetimi sorunu değil, mitokondriyal enerji eksikliği, bağırsak florası bozuklukları ve vücuttaki kronik düşük dereceli inflamasyonun (iltihabın) bir yansıması olarak değerlendirilir. Tedavi planlanırken beslenme düzeni revize edilir, stres yönetimi için destek sağlanır ve vücudun detoks kapasitesi artırılarak sinir sisteminin aşırı duyarlılığı dengelenmeye çalışılır. Amaç, semptomları geçici olarak baskılamak değil, hücre bazında iyileşme sağlayarak vücudun ağrı eşiğini yeniden normal seviyelere taşımaktır.

Biorezonans tedavisinin maliyeti nedir?

Elbette biorezonans tedavisinin maliyetini merak ediyorsunuz. Takdir edersiniz ki hepinizin hastalıkları, rahatsızlıkları ya da biorezonans tedavisini uygulama nedeni bambaşka. Dolayısıyla tedavi süreci de farklı işleyecek ve seans sayısı da buna göre değişecek. Bu nedenle tam bir rakam vermek ya da standart bir tedavi planı vermek doğru değil.

Biorezonans etkisi ne kadar sürer?

Biorezonans metodundaki seans etkisi süresizdir, kalıcıdır. Dolayısıyla bu bir kimyasal madde gibi, bir ilaç gibi bir durum değildir. Kimyasal maddede uygulama yapılır, yani ilacı alırsınız, vücutta metabolik bir olay olur ve daha sonra atılır. Biorezonans metodunda aldığımız tedavi frekansları aslında bir bilgidir.

Vücuda bu bilgiyi verirsiniz, vücut bu bilgiyi işler. Dolayısıyla bunun bir süresi, şekli ya da belli bir periyodu yoktur.En sevdiğiniz diş fırçanızı ücretsiz kargoyla çok düşük fiyatlarla satın almanızı öneririz. Ayrıca siparişinizi aynı gün mağazadan teslim alabilirsiniz.

Biorezonans tedavisinin zararları var mı?

Biorezonans tedavisi sizin kendi frekanslarınızı ve vücudunuza yabancı patolojik maddelerin ters frekanslarını kullandığı için herhangi bir zararı, yan etkisi, ağrısı, acısı olmayan bir tedavi metodudur.