Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogAlerjiKlima Alerjisi Olur mu?

Klima Alerjisi Olur mu?

klima alerji yapar mi Klima Alerjisi Olur mu?

Klima Alerjisi Olur mu?

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda klima kullanımı yaygınlaşır. Bu sistemler serinlik sağlarken bazı bireylerde burun akıntısı, öksürük, boğaz kaşıntısı ve göz yaşarması gibi şikayetler ortaya çıkar. Bu tabloya halk arasında klima alerjisi denilse de tıbbi açıdan durum tam olarak böyle tanımlanmaz. Klima sonrası gelişen semptomlar genellikle alerjik olmayan rinit, soğuk hava kaynaklı bronkospazm veya mevcut bir alerjinin tetiklenmesi şeklinde gelişir.

Klima Sonrası Burun Akıntısı ve Öksürüğün Mekanizmaları

Klima cihazlarının ürettiği soğuk ve kuru hava burun mukozasını tahrip eder. Normal şartlarda burun içi sıcaklık yaklaşık 33 derece civarındadır. Ani sıcaklık düşüşü mukozadaki kan damarlarının büzülmesine yol açar. Bu durum burun tıkanıklığı, akıntı ve hapşırık refleksini tetikler. Aynı mekanizma soluk borusunda da işler. Soğuk hava solunum yollarının kaslarının kasılmasına neden olarak öksürük ve hışıltı oluşturur.

Klima filtrelerinde biriken toz, küf sporları ve bakteri kalıntıları havaya karışır. Temizliği yapılmayan sistemler bu kirleticileri odanın içine üfler. Polen ve ev tozu akarına duyarlı kişilerde bu partiküller mevcut alerjiyi alevlendirir. Yani klima kendisi alerjen değildir. Ama uygun ortam hazırlayarak duyarlılık reaksiyonlarını başlatır.

Tanı Yöntemleri ve Belirtiler

Klima sonrası ortaya çıkan belirtilerin gerçek bir alerjiden mi yoksa irritan etkiye bağlı rinitten mi kaynaklandığını ayırt etmek önemlidir. Alerjik rinitte kaşıntı, ardışık hapşırık ve berrak burun akıntısı öne çıkar. Gözlerde kızarıklık ve sulanma eşlik edebilir. İrritan rinitte ise akıntı ve tıkanıklık daha baskındır, kaşıntı nadirdir.

Kesin tanı için deri prik testi veya kan yoluyla özgül IgE ölçümü yapılır. Bu testlerde polen, ev tozu akarı, küf gibi yaygın alerjenler değerlendirilir. Klima filtresinden elde edilen örnekler laboratuvar analizine gönderilebilir. Akciğer fonksiyon testleri ve efor testi astım düşüncesi varlığında planlanır. Burun endoskopisi kronik sinüzit veya polip varlığını ortaya koyar.

Klima Alerjisi Olur mu?
Klima Alerjisi Olur mu?

Evde Uygulanabilir Çözüm Adımları ve Tedavi Seçenekleri

Klima kullanımı sırasında alınacak önlemler şikayetleri önemli ölçüde azaltır. Sıcaklık farkı ortam ile dış hava arasında beş dereceyi geçmemelidir. Fan hızı düşük ayarda tutulmalı ve doğrudan üfleme yönünden kaçınılmalıdır. Nemlendirici cihaz kullanımı hava nemi yüzde 40-50 aralığında tutarak mukoza kuruluğunu önler.

Filtre temizliği ayda bir düzenli şekilde gerçekleştirilmelidir. Yıkanabilir filtreler ılık su ve hafif deterjanla temizlenir. Kullanım öncesi profesyonel bakım yaptırmak iç ünite ve kanallardaki kir birikimini giderir. Oda havalandırması günde iki kez en az on beş dakika sağlanmalıdır.

Belirtilerin şiddetli olduğu durumlarda antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri ve gerektiğinde inhale bronkodilatatörler hekim önerisiyle kullanılır. Alerjen immünoterapisi belirlenen spesifik duyarlılıklarda uzun vadeli çözüm sunar.

Klima Sonrası Burun Akıntısı ve Öksürük

Klima cihazlarının çalışma prensibi, ortamdaki havayı soğuturken nem oranını düşürmek üzerine kuruludur. Bu fiziksel değişim, solunum yollarında bir dizi biyolojik yanıtı tetikleyebilir. Burun mukozası normal şartlarda nemli ve ılık havaya uyum sağlamıştır. Ani olarak karşılaşılan soğuk ve kuru hava, bu hassas dokuda damar büzülmesi ve ardından refleks damar genişlemesine yol açar. Sonuçta burun akıntısı, tıkanıklık ve ardından öksürük ortaya çıkar.

Soğuk Hava ve Mukoza Uyarısı

Soğuk hava solunduğunda, üst solunum yollarındaki sinir uçları uyarılır. Bu uyarı, vagus siniri aracılığıyla öksürük refleksini başlatır. Aynı zamanda burun içi bezleri aşırı salgı üretmeye yönelir. Temel amaç, solunan havayı ısıtıp nemlendirerek akciğerlere ulaşmadan önce koruma sağlamaktır. Ancak bu koruma mekanizması aşırı çalıştığında, kişi rahatsız edici öksürük ve sürekli burun akıntısı ile karşı karşıya kalır.

Kirleticiler ve Biyolojik Ajanlar

Klima filtrelerinin düzenli bakımı yapılmadığında, sistem içinde toz, küf sporları, bakteri ve virüs birikimi oluşur. Cihaz çalıştığında bu partiküller ortama dağılır. Küf sporlarına karşı duyarlılığı olan bireylerde, nemli klima kanallarında üreyen Alternaria veya Aspergillus türleri alerjik rinit ve astım atağına neden olabilir. Benzer şekilde, toz akarlarından kaynaklanan alerjenler de klima ünitesinin iç yüzeylerinde birikebilir.

Sıcaklık Değişiminin Rolü

Dışarıdaki aşırı sıcaktan klimalı bir ortama ani geçiş, vücut ısı düzenleme sistemini zorlar. Burun içindeki kan damarları hızla daralır ve genişler. Bu termal şok benzeri durum, non-alerjik rinit olarak bilinen vazomotor riniti alevlendirebilir. Özellikle alerjik yapısı olmayan kişilerde bile, bu mekanizma neticesinde burun akıntısı ve öksürük gelişebilir.

Kuru Havanın Etkileri

Klima ortamlarındaki nem düşüklüğü, solunum yollarındaki siliyalı epitelin fonksiyonunu bozar. Silyalar, mikropları ve partikülleri dışarı atarak temizlik sağlar. Kuruma bu hareketi yavaşlatır, mukus kalınlaşır ve öksürük refleksi güçlenir. Uzun süreli maruziyet, boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve gece öksürüklerine zemin hazırlar.

Klima Alerjisi Nasıl Anlaşılır ?

Klima sonrası belirtilerin alerjik kökenli olup olmadığını ayırt etmek için bazı ipuçları vardır. Alerjik reaksiyonlarda kaşıntı, gözlerde sulanma ve hapşırık sıklıkla eşlik eder. Belirtiler klima çalıştığı sürece devam eder, ortam değiştiğinde hafifler. İrritan kaynaklı şikayetlerde ise yanma hissi, kuru öksürük ve burun kuruluğu daha belirgindir. Belirtilerin hangi ortamda başladığı, ne kadar sürdüğü ve eşlik eden bulgular tanıya yönlendirir.

Klima Alerjisi Belirtileri Nelerdir ?

En sık karşılaşılan şikayetler şunlardır. Burun tıkanıklığı ve berrak akıntı, ardı ardına gelen hapşırık nöbetleri, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, boğazda gıcık hissi ve kuru öksürük, göğüste baskı hissi ve hırıltılı solunum, baş ağrısı ve genel halsizlik. Astımlı bireylerde nefes darlığı ve wheezing (hırıltı) eklenebilir. Bu bulguların şiddeti, maruziyet süresi, ortam

Tanı Yöntemleri ve Belirtilerin Ayrımı

Klima kaynaklı solunum şikayetlerinin tanısı, semptomların başka hastalıklardan ayırt edilmesiyle şekillenir. Bu süreçte detaylı öykü alımı fizik muayeneden daha fazla bilgi sunar.

Klima Alerjisi Nasıl Anlaşılır ?

Şüphe uyandıran en önemli ipucu, belirtilerin yalnızca klimalı ortamlarda ortaya çıkması ve mekandan ayrıldıktan saatler içinde gerilemesidir. Yılın herhangi bir döneminde değil, yaz aylarında ve klima sezonunda yaşanan tekrarlayıcı ataklar dikkat çekicidir. Aile öyküsünde atopi bulunması riski artırır ancak kesin tanı koydurmaz.

Klima sonrası burun akıntısı ve öksürük, soğuk hava akımına maruz kalan yüzeylerdeki sinir uçlarının refleks yolla salgıyı tetiklemesiyle oluşur. Bu mekanizma gerçek bir alerjiden farklıdır. Allerjik rinitte histamin salınımına bağlı kaşıntı ve göz sulanması daha belirginken, klima irritasyonunda burun kuruluğu ve baskın akıntı öne çıkar.

Klima Alerjisi Belirtileri Nelerdir ?

Semptomlar maruziyetin şiddetine ve bireyin duyarlılığına göre değişir. Erken dönemde burun tıkanıklığı, ardından şeffaf ve sulu akıntı gelişir. Boğaz kuruluğu ve kuru öksürük, havadaki nem düşüklüğüyle açıklanır. Baş ağrısı karbondioksit birikimi veya dolaşım bozukluğuyla ilişkilidir. Astımlı kişilerde bronkospazm riski vardır.

Ateş, klima sonrası gelişen şikayetlerde beklenmeyen bir bulgudur. Isı yükselmesi varsa viral enfeksiyon veya filtre kaynaklı bakteriyel kolonizasyon düşünülmelidir.

Kaşıntının alerjik olduğu nasıl anlaşılır?
Kaşıntının alerjik olduğu nasıl anlaşılır?

Klima Alerjisi Hangi Tahlille Anlaşılır ?

Standart laboratuvar testleri klima irritasyonunu doğrudan göstermez. Prick test veya spesifik IgE ölçümü, polen, ev tozu akarı ve küf gibi gerçek alerjenleri ekarte etmek için uygulanır. Nazal smearda eozinofil sayısı allerjik komponenti değerlendirir. Akciğer fonksiyon testleri ve brons provoke testi, astım eşliğini ortaya koyar. Klima kanallarından alınan örneklerde küf ve bakteri üremesi saptanabilir

Gebelikte Klima Alerjisi Nasıl Olur ?

Hamilelikte hormonal değişimler mukoza ödemini artırır. Bu nedenle klimalı ortamlarda burun tıkanıklığı daha sık şikayet edilir. Bebeğe geçiş söz konusu değildir. Ancak anne karnındaki bebek, anne kanında yükselen stres hormonlarından etkilenebilir. Bu yüzden gebelikte ortam sıcaklığının 24-26 derece bandında tutulması, doğrudan üfleyici akımdan kaçınılması önerilir. İlaç seçiminde loratadin ve cetirizin gibi ikinci kuşak antihistaminikler güvenli kabul edilir, yine de hekim onayı şarttır.

Klima Alerjisi Öldürür mü ?

Doğrudan ölümcül değildir. Ancak kontrolsüz astımda soğuk hava tetikleyici olabilir. Aspirin duyarlılığı olanlarda veya şiddetli kronik obstrüktif akciğer hastalığı bulunanlarda risk artar. Uygun önlem ve tedaviyle bu durumlar önlenebilir.

Evde Uygulanabilir Çözüm Adımları ve Tedavi Seçenekleri

Klima kaynaklı solunum şikayetlerini hafifletmek ve önlemek için günlük hayatta uygulanabilecek adımlar ile tıbbi müdahale olanakları bir arada değerlendirilmelidir. Aşağıdaki rehber her iki boyutu da kapsamaktadır.

Filtre ve Cihaz Bakımı

Klima iç ünitesinin toz filtreleri en az iki haftada bir yıkanmalı veya süpürülmelidir. Kirli filtreler havaya partikül salarak burun mukozasını tahriş eder. Yılda bir kez profesyonel bakım yaptırılması, iç ünitede biriken küf ve bakteri oluşumunu engeller. Dış ünitede de çevre temizliği önem taşır, bitki örtüsü ve toz birikimi verimliliği düşürür.

Sıcaklık ve Nem Dengesi

Oda sıcaklığının dış ortama göre en fazla 5 ila 7 derece altında tutulması önerilir. Ani sıcaklık değişimleri burun damarlarını büzerek refleks akıntıya yol açar. Nem oranı yüzde 40 ila 50 aralığında korunmalıdır. Kuru hava mukozayı kurutur, aşırı nem ise küf üremesini kolaylaştırır. Nem ölçer kullanımı ve gerektiğinde orta seviyeli bir nemlendirici faydalı olabilir.

Hava Akış Yönü ve Kişisel Korunma

Soğuk hava doğrudan yüze veya göğüs bölgesine yönlendirilmemelidir. Sabit kanat ayarı yerine salınımlı mod tercih edilebilir. Uzun süre klima altında çalışan kişiler ince bir battaniye veya omuz örtüsü kullanabilir. Burun içini nemlendiren tuzlu su spreyleri mukoza bariyerini destekler.

Tıbbi Tedavi Yaklaşımları

Belirtilerin şiddetine göre farklı seçenekler devreye girer. Burun içi kortikosteroid spreyler kronik alerjik nezlede etkilidir. Antihistaminik ilaçlar kaşıntı, hapşırık ve akıntıyı kontrol altına alır. Öksürük için öksürük önleyici değil, nedene yönelik tedavi tercih edilir. Bronkodilatatörler astım benzeri hava yolu daralmasında kullanılır. Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyon kanıtı varsa düşünülür, viral tablolarda işe yaramaz.

Özel Durumlar İçin Ek Önlemler

Aspirin duyarlılığı olanlarda veya ağır kronik akciğer hastalığı bulunanlarda soğuk hava tetikleyiciliği daha belirgindir. Bu kişilerde sıcaklık farkı minimize edilmeli, hekim önerisiyle önleyici ilaç kullanımı planlanmalıdır. Gebelik döneminde ilaç seçimi kısıtlıdır, burun yıkama ve fiziksel önlemler ön planda tutulur. Bebeğe geçiş söz konusu değildir, ancak anne karnındaki bebek maternal solunum yoluyla etkilenebileceğinden anne sağlığı önceliklidir.

Ne Zaman Hekime Başvurulmalı

Ev önlemlerine rağmen şikayetler bir haftadan uzun sürerse, ateş eşlik ederse, balgam rengi değişirse veya nefes darlığı gelişirse mutlaka değerlendirme gereklidir. Kronik hastalığı olanlarda erken başvuru daha da önemlidir.

Klima Sonrası Burun Akıntısı ve Öksürük Nasıl Önlenir ?

Klima kullanımına bağlı olarak gelişebilen solunum sistemi şikayetlerinin çoğunun önlenebilir ve yönetilebilir olduğu unutulmamalıdır. Doğru filtre bakımı, uygun sıcaklık ayarları ve gerektiğinde uzman desteği alınmasıyla serinlik ve sağlık bir arada sürdürülebilir.

Temel Önleme Stratejileri

Klima filtrelerinin düzenli temizliği veya değişimi, iç ortam hava kalitesini doğrudan etkileyen en kritik adımdır. Toz, küf ve bakteri birikimi taşıyan filtreler, soğutma işlemi sırasında bu zararlıları havaya dağıtır. Aylık kontrol, yoğun kullanım dönemlerinde ise iki haftada bir bakım önerilir. Split klima ünitelerinin dış ünitesi de yılda en az bir kez profesyonel servis ile temizlenmelidir.

Sıcaklık farkı vücut adaptasyonunu zorlar. Dışarıdaki hava sıcaklığı ile iç mekan arasındaki farkın 5 ila 7 dereceyi aşmaması hedeflenmelidir. Ani sıcak soğuk geçişler, burun mukozasında damar büzülmesi ve genişlemesiyle ödem oluşturur. Klimaya doğrudan maruz kalmayı engellemek için pervane ayarı yukarı yönlendirilmeli, kişisel fan hızı düşük seviyede tutulmalıdır.

Uzun Süren Şikayetler ve Altta Yatan Nedenler

Dört haftayı aşan öksürük mutlaka araştırılmalıdır. Klima sonrası burun akıntısı ve öksürük neden uzun sürer? Devamlı maruziyet, ikincil bakteriyel kolonizasyon veya altta yatan alerjik rinit ve astım gibi nedenlerle şikayetler uzayabilir. Kronikleşen durumlarda mutlaka bir göğüs hastalıkları veya alerji uzmanına başvurulmalıdır.

Bazı bireylerde klima semptomları, aslında mevcut bir alerjik yatkınlığın tetikleyicisiyle ortaya çıkar. Toz akarı, evcil hayvan tüyü veya polen duyarlılığı olan kişilerde, kapalı ortamda hava dolaşımı bu alerjenleri yoğunlaştırabilir. Bu durumda sadece klima kullanımını değiştirmek yeterli olmayabilir, altta yatan alerji tedavisi de gerekir.

Günlük Uygulama ve Yaşam Düzeni

Nem dengesi önem taşır. Klima ortamında nem oranı yüzde 40 ila 60 aralığında tutulmalıdır. Aşırı kuru hava, solunum yolları epitelini koruyan siliyer tabakanın işlevini bozar. Odada su kabı bulundurmak veya evaporatif nemlendirici kullanmak bu dengeyi sağlar. Ancak ultrasonik nemlendiricilerde temiz su kullanımına ve düzenli dezenfeksiyona dikkat edilmelidir, aksi halde bakteri üremesi riski doğar.

Klima çalışırken pencere aralık bırakmak, karbon dioksit birikimini önler ve hava kalitesini iyileştirir. Ofis ortamlarında periyodik havalandırma araları verilmeli, uzun süre kesintisiz klima maruziyetinden kaçınılmalıdır. Uyku sırasında uyku modu veya zamanlayıcı kullanarak gece boyunca sürekli soğutma yapılması önlenebilir.

Ne Zaman Uzman Yardımı Alınmalı ?

Belirli işaretler, kendi başına önlemlerin yetersiz kaldığını gösterir. Nefes darlığı, göğüs sıkışması, hırıltılı solunum veya ateş eşlik eden şikayetlerde acil değerlendirme şarttır. Ayrıca standart alerji ilaçlarına yanıt vermeyen, mevsim dışı süren veya iş gücü kaybına yol açan semptomlarda detaylı inceleme yapılması gerekir. Deri prik testi, serum spesifik IgE ölçümü ve solunum fonksiyon testleri ile tanı netleştirilir, kişiye özel tedavi planı oluşturulur.

Alerjinin Gelişim Mekanizması
Alerjinin Gelişim Mekanizması

Sık Karşılaşılan Sorular

Klima Alerjisi Nasıl Anlaşılır ve Belirtileri Nelerdir ?

Klima sonrası ortaya çıkan yakınmaların alerji mi yoksa irritasyon mu olduğunu ayırt etmek önemlidir. Alerjik yapıda kişilerde klimaların içinde biriken küf, toz akarı ve bakteri kalıntıları gerçek bir duyarlılık oluşturabilir. Bununla birlikte soğuk havanın direkt solunum yollarına teması da alerji benzeri belirtiler üretebilir. Temel fark, alerjide kaşıntı ve hapşırık daha belirginken, irritasyonda kuruluk ve yanma hissi ön plandadır.

Klima Alerjisi Nasıl Geçer ve Tedavisi ?

Şikayetlerin hafiflemesi için öncelikle maruziyetin kesilmesi gerekir. Burun içi tuzlu su spreyleri mukozayı nemlendirirken, antihistaminik ilaçlar alerjik kökenli yakınmalarda etkili olabilir. Gerektiğinde burun içi kortizon spreyleri hekim önerisiyle kullanılabilir. Kronik ve tekrarlayan vakalarda alerji deri testleri ile spesifik ajanlar belirlenebilir.

Gebelikte Klima Kullanımı ve Bebek Sağlığı

Hamilelik döneminde hormonal değişimler solunum yollarını daha hassas hale getirir. Klima kullanımı kesinlikle yasak değildir, ancak filtre temizliğine daha fazla özen gösterilmelidir. Bebeklerde ise bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmadığından, ortam sıcaklığının ani değişimlerinden kaçınılmalıdır. Klima sonrası bebekte hırıltı veya beslenme güçlüğü gelişirse değerlendirme şarttır.

Klima alerjisi kaç saat sonra belli olur? Genellikle maruziyetten birkaç dakika ila iki saat içinde semptomlar başlar. Gecikmeli reaksiyonlar nadirdir.

Klima alerjisi hangi tahlille anlaşılır? Nazal yayma, total IgE ve spesifik IgE testleri ile deri prik testleri tanıya yardımcı olur. Ancak çoğu kez öykü ve fizik muayene tanı için yeterlidir.

Klima alerjisi öldürür mü? Doğrudan ölümcül değildir. Yine de astımlı bireylerde kötü kontrol edilmiş klima havası alevlenmeye yol açabilir. Anafilaksi riski klima içindeki aeroallerjenlere karşı çok nadir görülür.

Klima alerjisi evde tedavisi nasıl olur? Filtre değişimi, haftalık temizlik, oda sıcaklığının 24-26 derece arasında tutulması ve doğrudan üfleme mesafesinin ayarlanması temel adımlardır.

Klima alerjisi kaç günde geçer? Maruziyet kesilirse hafif vakalarda 2-3 günde düzelme beklenir. Kalıcı semptomlar varsa altında sinüzit veya astım gibi bir tablo yatabilir.

Klima alerjisi baş ağrısı yapar mı? Evet, sinüs basıncı artışı ve oksijen azalması nedeniyle baş ağrısı gelişebilir. Ayrıca boyun kaslarında soğuk hava kaynaklı gerilim de migreni tetikleyebilir.

Klima alerjisi ateş yapar mı? Ateş doğrudan klima alerjisinin bir parçası değildir. Ateş varlığında bakteriyel sinüzit veya üst solunum yolu enfeksiyonu akla gelmelidir.

Klima sonrası beslenme nasıl olmalıdır? C vitamini açısından zengin sebzeler ve meyveler, omega-3 kaynakları ve yeterli su tüketimi mukoza bütünlüğünü destekler. Aşırı soğuk içeceklerden kaçınılmalıdır.

Klima sonrası burun akıntısı ve öksürük neden uzun sürer? Devamlı maruziyet, ikincil bakteriyel kolonizasyon veya altta yatan alerjik rinit ve astım gibi nedenlerle şikayetler uzayabilir. Dört haftayı aşan öksürük mutlaka araştırılmalı

Sağlığınız için ilk adımı atın. Aşağıdaki formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz.







    https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

    Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.