Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogSağlıklı YaşamCovid sonrası ne yapmalı?

Covid sonrası ne yapmalı?

Medicinal Covid sonrası ne yapmalı?

Covid-19 Geçiren Hastaların İyileşme Sürecinde Dikkat Etmesi Gerekenler

Covid-19 enfeksiyonunu atlatan bireyler, hastalığın ardından fiziksel ve zihinsel anlamda toparlanma sürecine girmektedir. Bu süreç, enfeksiyonun şiddeti, kişinin yaşı, mevcut sağlık durumu ve uygulanan tedavi yöntemleri gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Hastalığı hafif geçirenlerde iyileşme daha hızlı gerçekleşirken, ağır seyreden vakalarda veya hastanede yatış gerektiren durumlarda toparlanma haftalar hatta aylar sürebilmektedir. Bu makalede, Covid-19 sonrası dönemde sağlığınızı korumak, olası komplikasyonları önlemek ve yaşam kalitenizi artırmak adına atmanız gereken adımları ele alacağız.

İlk Dönemde Vücut Dinlenmesine Öncelik Verin

Hastalık sürecinde vücut, virüsle mücadele etmek için önemli miktarda enerji harcamaktadır. Bu nedenle enfeksiyonun ardından ilk birkaç hafta, fiziksel aktivitelerinizi kademeli olarak artırmak önem taşımaktadır. Aşırı yorgunluk hissi, nefes darlığı veya kalp çarpıntısı gibi belirtiler ortaya çıkarsa, aktivitelerinizi azaltmalı ve dinlenmeye yönelmelisiniz. Yataktan ani kalkmaktan kaçınmalı, gün içinde kısa dinlenme araları planlamalısınız. Uyku düzeninize özellikle dikkat etmeli, her gece yedi ila dokuz saat kaliteli uyku hedeflemelisiniz. Uyku sırasında vücut onarım süreçlerini hızlandırmakta, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Gündüzleri de kısa şekerlemeler yapabilirsiniz, ancak bu dinlenmelerin yirmi ila otuz dakikayı geçmemesine özen göstermelisiniz.

Beslenme Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin

Covid-19 sonrası dönemde doğru beslenme, toparlanma sürecinin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Hastalık sürecinde kilo kaybı yaşamış olabilirsiniz veya tam tersi hareketsizlik nedeniyle kilo alımı söz konusu olabilir. Her iki durumda da dengeli bir beslenme programına geçiş yapmalısınız. Protein ağırlıklı besinler tüketerek kas kaybını önleyebilir, vücut dokularının onarımını destekleyebilirsiniz. Yumurta, balık, tavuk, kuru baklagiller ve süt ürünleri bu dönemde öncelikli tercihleriniz arasında yer almalıdır. Antioksidan içeriği yüksek sebze ve meyveler, serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını azaltmaya yardımcı olmaktadır. Özellikle C vitamini deposu olan turunçgiller, kivi ve kırmızı biber, E vitamini içeren kuruyemişler ve beta karoten kaynağı havuç, ıspanak gibi besinler bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Yeterli su tüketimini ihmal etmemelisiniz. Günde en az iki ila iki buçuk litre su içmeye özen göstermelisiniz. Su, vücuttaki toksinlerin atılmasına, dolaşım sisteminin düzenli çalışmasına ve mukoza zarlarının nemli kalmasına yardımcı olmaktadır. Kafeinli ve şekerli içecekler yerine bitki çayları, taze sıkılmış meyve suları ve sade su tercih etmelisiniz.

Akciğer Sağlığınızı Destekleyici Uygulamalar

Covid-19 enfeksiyonu öncelikle solunum sistemini hedef aldığından, hastalık sonrası akciğer fonksiyonlarınızı korumak ve geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Nefes egzersizleri bu dönemde en etkili yöntemlerden biridir. Diafragmatik nefes alma tekniğini öğrenmeli, günde birkaç kez uygulamalısınız. Bu teknikte elinizi karnınıza koyarak, nefes alırken karnınızın şiştiğini, nefes verirken indiğini hissetmelisiniz. Bu sayede akciğerlerin alt bölgelerine daha fazla hava girişi sağlanmaktadır. Dudak büzerek nefes verme egzersizi de akciğerlerdeki hava tutulumunu azaltmaya, nefes darlığını hafifletmeye yardımcı olmaktadır. Nefes aldıktan sonra dudaklarınızı hafifçe büzerek, yavaş ve kontrollü bir şekilde nefes vermelisiniz. Bu egzersizleri günde üç-dört kez, her seferinde beş-on dakika boyunca tekrarlayabilirsiniz. Temiz hava almak için evinizi düzenli olarak havalandırmalı, mümkünse günde kısa yürüyüşler yapmalısınız. Ancak hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde ve kalabalık kapalı mekanlardan uzak durmalısınız. Sigara kullanıyorsanız, bu dönemde bırakmak için en uygun zaman olduğunu unutmamalısınız. Pasif maruziyetten de kaçınmalı, sigara dumanının bulunduğu ortamlarda bulunmamalısınız.

Kalp ve Dolaşım Sistemine Yönelik Önlemler

Covid-19 enfeksiyonu, kalp ve damar sistemini de etkileyebilmektedir. Hastalık sonrası göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı veya aşırı yorgunluk gibi belirtiler yaşıyorsanız, mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurmalısınız. Efor kapasitenizi kademeli olarak artırmalı, ani ve aşırı fiziksel aktivitelerden kaçınmalısınız. Hastalık sonrası ilk dört-altı hafta içinde yoğun spor aktivitelerine başlamak önerilmemektedir. Yürüyüşe çıkmadan önce ısınma hareketleri yapmalı, aktivite sonrası soğuma egzersizlerini ihmal etmemelisiniz. Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçmeli, kalp atış hızınızı takip etmelisiniz. Daha önce kullanmadığınız takviye ürünleri veya bitkisel preparatları doktorunuza danışmadan almamalısınız. Bazı bitkisel ürünler, kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebilmekte, kanama riskini artırabilmektedir.

Beyin Sisi ve Bilişsel Fonksiyonların İyileştirilmesi

Birçok hasta, Covid-19 sonrası konsantrasyon güçlüğü, hafıza sorunları, karar verme yeteneğinde azalma ve zihinsel yorgunluk gibi şikayetler bildirmektedir. Bu durum halk arasında beyin sisi olarak adlandırılmakta olup, genellikle geçici bir durumdur. Zihinsel fonksiyonlarınızı desteklemek için belirli stratejiler geliştirebilirsiniz. Günlük plan yaparak görevleri küçük parçalara bölmeli, her birini tamamladıktan sonra kısa molalar vermelisiniz. Zihinsel egzersizler yaparak beyninizi aktif tutmalı, bulmaca çözmek, yeni bir dil öğrenmeye başlamak veya müzik aleti çalmak gibi aktiviteler tercih edebilirsiniz. Yeterli uyku, beyin sisi belirtilerinin azalmasında kritik rol oynamaktadır. Uyku hijyenine dikkat etmeli, yatmadan önce ekran kullanımını sınırlandırmalı, yatak odanızı karanlık ve serin tutmalısınız. Omega-3 yağ asitleri, B vitaminleri ve antioksidanlar içeren besinler beyin sağlığını destekleyici etki göstermektedir. Balık, ceviz, keten tohumu, yapraklı yeşil sebzeler ve tam tahıllar bu dönemde sık tüketmeniz gereken besinler arasındadır.

Duygusal ve Psikolojik İyileşme

Covid-19 deneyimi, birçok kişide kaygı, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ve sosyal fobi gibi psikolojik etkiler bırakabilmektedir. Hastalık sürecinde yaşanan belirsizlik, izolasyon ve sağlık kaygısı, iyileşme sonrası da etkisini sürdürebilmektedir. Duygusal durumunuzu normalleştirmeli, bu tür tepkilerin beklenen birer yanıt olduğunu kabul etmelisiniz. Günlük tutmak, duygularınızı ifade etmenin etkili yollarından biridir. Düşüncelerinizi ve hissettiklerinizi kağıda dökmek, onlarla başa çıkmanızı kolaylaştırmaktadır. Sosyal destek ağınızı aktif kullanmalı, sevdiklerinizle düzenli iletişim kurmalısınız. Yüz yüze görüşmeler mümkün olmasa bile telefon görüşmeleri, video konferanslar ve mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla bağlantınızı sürdürmelisiniz. Meditasyon, nefes çalışmaları ve ileri gevşeme teknikleri kaygı düzeyini azaltmada bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerdir. Günlük on-on beş dakika ayırarak bu uygulamaları hayatınıza dahil edebilirsiniz. Belirtiler iki haftadan uzun süre devam ederse, günlük işlevlerinizi etkilemeye başlarsa veya intihar düşünceleri geliştirirseniz, vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurmalısınız. Profesyonel destek almak, bu zorlu süreçte size önemli ölçüde yardımcı olacaktır.

Fiziksel Aktiviteye Kademeli Dönüş

Hastalık sonrası hareketsizlik, kas kaybına, eklem sertliğine ve genel kondisyon düşüklüğüne yol açabilmektedir. Ancak fiziksel aktiviteye çok hızlı başlamak da olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. İyileşme sürecinin ilk evresinde ev içinde hafif hareketlerle başlamalısınız. Odanızda kısa yürüyüşler, hafif esneme hareketleri ve oturma-kalkma egzersizleri yapabilirsiniz. Bir sonraki aşamada evinizin içinde veya bahçenizde daha uzun süreli yürüyüşler deneyebilirsiniz. Nefesiniz daralmadan konuşabildiğiniz tempoyu bulmalı, bu düzeyde kalmalısınız. Dışarı çıkmaya başladığınızda düz zeminleri tercih etmeli, inişli çıkışlı yollardan ve merdivenlerden kaçınmalısınız. Yüzme, eklemlere binen yükü azaltan mükemmel bir kardiyovasküler aktivitedir. Ancak havuza dönmadan önce doktorunuzdan onay almalısınız. Direnç egzersizlerine geçiş, genellikle hastalık sonrası dördüncü-altıncı haftalarda düşünülmelidir. Ağırlık çalışmalarına çok hafif ağırlıklarla başlamalı, tekrar sayılarını ve setleri zamanla artırmalısınız. Her egzersiz öncesinde ısınma, sonrasında soğuma hareketlerini asla atlamamalısınız.

Uzun Covid Belirtilerini Tanıyın

Hastalığın ardından belirtilerinizin bir kısmı veya tamamı geçmeyebilir, yeni şikayetler ortaya çıkabilir. Uzun Covid olarak adlandırılan bu durum, enfeksiyonun üzerinden haftalar geçmesine rağmen semptomların devam etmesi veya yeni belirtilerin gelişmesi olarak tanımlanmaktadır. En sık görülen belirtiler arasında sürekli yorgunluk, nefes darlığı, göğüs ağrısı, eklem ağrıları, baş ağrısı, uyku bozuklukları, tat ve koku kaybı veya değişikliği, sindirim sorunları ve deri döküntüleri yer almaktadır. Bu belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız, genel pratisyeninize başvurmalısınız. Uzun Covid tanısı konulan hastalar, genellikle multidisipliner bir ekibin takibine alınmaktadır. Fizik tedavi, nefes terapisi, ergoterapi, diyetisyen desteği ve psikolojik danışmanlık gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz. Belirtilerinizin şiddeti ve süresi hakkında günlük kayıt tutmalı, doktor ziyaretlerinizde bu bilgileri paylaşmalısınız.

Aşılama ve Bağışıklık Durumu

Covid-19 geçirmiş olmanız, bağışıklık sisteminizin virüse karşı bazı düzeyde koruma geliştirdiği anlamına gelmektedir. Ancak bu korumanın süresi ve etkinliği kişiden kişiye değişebilmektedir. Yeniden enfeksiyon riski, özellikle farklı varyantların dolaşımda olduğu dönemlerde artabilmektedir. Sağlık otoritelerinin önerdiği aşı takvimine uymalı, hatırlatma dozlarını zamanında yaptırmalısınız. Aşılanma, hastalığı tekrar geçirme riskini azaltmakta, olası bir enfeksiyonun şiddetini hafifletmekte ve komplikasyon riskini düşürmektedir. Aşı randevunuzu hastalığınızın üzerinden en az dört hafta geçtikten sonra almalısınız. Aşı öncesi ateş veya aktif enfeksiyon belirtisi yaşıyorsanız, aşıyı ertelemelisiniz. Aşı sonrası oluşabilecek hafif yan etkiler normal kabul edilmektedir. Kol ağrısı, hafif ateş, yorgunluk ve baş ağrısı gibi belirtiler genellikle bir-iki gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Ancak şiddetli veya uzun süren yan etkiler yaşarsanız, sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Düzenli Tıbbi Takip ve Kontroller

Covid-19 sonrası dönemde periyodik sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir. Hastalığın etkilediği organ sistemlerine yönelik değerlendirmeler yapılmalıdır. Akciğer grafisi veya tomografisi, kalp fonksiyon testleri, kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri ile pıhtılaşma parametreleri kontrol edilebilmektedir. Daha önce var olan kronik hastalıklarınız varsa, bu durumların kontrolü daha da önem kazanmaktadır. Diyabet, hipertansiyon, kalp yetmezliği veya kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi rahatsızlıklarınızın takibini sıklaştırmalı, ilaç dozlarınızda gerekli ayarlamaları doktorunuzla birlikte yapmalısınız. Covid-19 enfeksiyonu, bazı kronik hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilmekte veya yeni komplikasyonlar gelişebilmektedir. Aile bireylerinizde veya yakın çevrenizde Covid-19 geçiren kişiler varsa, onların da düzenli kontrollere gitmelerini teşvik etmelisiniz. Erken teşhis ve müdahale, olası uzun dönem sorunların önlenmesinde veya hafifletilmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

Günlük Yaşamda Alınacak Önlemler

Toplumsal bağışıklık düzeyi ve salgının seyri ne olursa olsun, bireysel koruyucu önlemlere devam etmek önemini korumaktadır. Ellerinizi sık sık sabun ve suyla en az yirmi saniye boyunca yıkamalı, sabun ve suya ulaşım mümkün olmadığında alkol bazlı el dezenfektanı kullanmalısınız. Kalabalık ve kapalı mekanlarda maske kullanımını değerlendirmelisiniz. Özellikle solunum yolu enfeksiyonu belirtileri gösteren kişilerle temasınızda maske takmanız, hem sizi hem de karşı tarafı korumaya yardımcı olmaktadır. Evinizi düzenli olarak havalandırmalı, temas ettiğiniz yüzeyleri periyodik olarak temizlemelisiniz. Kişisel eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmamalı, öksürme ve hapşırma esnasında ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık kağıt mendille kapatmalısınız. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı faktörleri, bağışıklık sisteminizin güçlü kalmasını sağlamaktadır. Bu alışkanlıkları sürdürülebilir bir şekilde hayatınıza entegre etmelisiniz.

Covid-19 sonrası iyileşme süreci, sabır ve bilinçli adımlar gerektiren bir yolculuktur. Her bireyin toparlanma hızı farklıdır ve kendinizi başkalarıyla kıyaslamamalısınız. Vücudunuzun size verdiği sinyalleri dikkatle dinlemeli, gerektiğinde profesyonel yardım almaktan çekinmemelisiniz. Sağlıklı alışkanlıklar edinmek, düzenli tıbbi takipte bulunmak ve olumlu bir zihinsel tutum sergilemek, bu süreci en verimli şekilde atlatmanızı sağlayacaktır.