Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogWEB-TVKronik HastalıklarTedavi olunarak fıtık tamamen geçer mi?

Tedavi olunarak fıtık tamamen geçer mi?

Medicinal 2 Tedavi olunarak fıtık tamamen geçer mi?

Bel ve boyun fıtıkları günümüzde en sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi problemleri arasında yer almaktadır. Özellikle masa başında uzun süre çalışan kişilerde, ağır kaldıranlarda veya yaşa bağlı omurga değişiklikleri yaşayan bireylerde fıtık problemleri oldukça yaygın görülmektedir. Fıtık tanısı alan birçok kişinin aklındaki en önemli soru ise hastalığın tamamen iyileşip iyileşemeyeceğidir. Pek çok kişi fıtığın ömür boyu süreceğini veya mutlaka ameliyat gerektireceğini düşünmektedir. Ancak günümüzde farklı tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Fıtığın seyri; hastalığın derecesine, kişinin yaşına, yaşam tarzına ve uygulanan tedavi yöntemlerine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle her fıtık vakasını aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir. Erken dönemde doğru yaklaşımın benimsenmesi, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.

Bel ve Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur?

Omurgamız, omurlar adı verilen kemik yapıların bir araya gelmesiyle oluşur. Bu omurların arasında ise hareketi kolaylaştıran ve yük dağılımını sağlayan diskler bulunur. Diskler elastik yapıları sayesinde omurganın esnekliğini korumasına yardımcı olur ve günlük hareketler sırasında oluşan baskıları absorbe eder.

Bu disklerin içerisinde jel kıvamında bir yapı bulunur. Zamanla yaşın ilerlemesi, duruş bozuklukları, travmalar veya yoğun fiziksel yüklenmeler nedeniyle disk yapısında bozulmalar meydana gelebilir. Elastikiyetini kaybeden disk dışarı doğru bombeleşebilir ve çevresindeki sinirlere veya omuriliğe baskı yapabilir. İşte bu durum bel veya boyun fıtığı olarak adlandırılır.

Yaşlanma Süreci Fıtık Oluşumunu Etkileyebilir

Disklerin içerisinde bulunan jelatinimsi yapı genç yaşlarda daha fazla su içerir ve daha elastik özellik gösterir. Ancak yaş ilerledikçe bu yapı su kaybetmeye başlar. Bunun sonucunda disklerin esnekliği azalabilir ve dış etkenlere karşı dayanıklılığı düşebilir.

Elastikiyetini kaybeden diskler ani hareketler, ağır kaldırma veya yanlış pozisyonlarda yapılan aktiviteler sırasında daha kolay zarar görebilir. Bu nedenle fıtık yalnızca yaşlı bireylerde değil, genç yaşlarda da görülebilse de yaşla birlikte görülme sıklığında artış meydana gelebilir.

Fıtık Hangi Şikâyetlere Neden Olur?

Fıtığın oluşturduğu belirtiler, baskının bulunduğu bölgeye ve şiddetine göre değişiklik gösterebilir. Bazı kişilerde yalnızca hafif ağrılar görülürken bazı hastalarda sinir basısına bağlı daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilir.

Bel fıtığında bacaklara yayılan ağrı, uyuşma ve karıncalanma görülebilirken boyun fıtığında kollara yayılan ağrılar ortaya çıkabilir. İleri vakalarda kas güçsüzlüğü, refleks kaybı veya hareket kısıtlılığı gibi bulgular da gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin şiddeti arttığında mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır.

Klasik Tıpta Fıtık Tedavisi Nasıl Yapılır?

Günümüzde bel ve boyun fıtığı tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılmaktadır. İlk aşamada genellikle cerrahi dışı yöntemler tercih edilir. Fizik tedavi uygulamaları, egzersiz programları ve çeşitli destekleyici yaklaşımlar sayesinde ağrının azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir.

Bu tedavilerin temel amacı, sinir veya omurilik üzerindeki baskının oluşturduğu ödemin azaltılması ve kişinin günlük yaşamına daha rahat devam edebilmesidir. Bazı vakalarda zaman içerisinde fıtık dokusunda kısmi küçülmeler de görülebilmektedir. Bu durum belirtilerin hafiflemesine katkı sağlayabilir.

Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekebilir?

Her fıtık hastasının ameliyat olması gerekmez. Ancak bazı özel durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hâle gelebilir. Özellikle sinir basısına bağlı ciddi kas güçsüzlüğü, hareket kaybı veya nörolojik iletim bozuklukları geliştiğinde ameliyat seçeneği gündeme gelebilir.

Cerrahi tedavide amaç, baskı oluşturan fıtık dokusunun ortadan kaldırılmasıdır. Günümüzde klasik cerrahi yöntemlerin yanı sıra daha küçük kesilerle yapılan minimal invaziv uygulamalar ve farklı teknolojik yaklaşımlar da kullanılabilmektedir. Hangi yöntemin tercih edileceği hastanın durumuna göre belirlenmektedir.

Biorezonans Yaklaşımı Fıtık Tedavisinde Nasıl Değerlendiriliyor?

Tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında yer alan biorezonans yöntemi, bazı merkezlerde bel ve boyun fıtığı tedavisinde destekleyici amaçlarla kullanılabilmektedir. Bu yaklaşımda, bölgedeki dokuların desteklenmesi ve disk yapısının iyileşme süreçlerine katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Biorezonans uygulamalarını tercih eden yaklaşımlarda, ters frekans ve destekleyici frekans protokolleri kullanılarak diskin elastikiyetinin artırılması amaçlanmaktadır. Böylece fıtık dokusunun küçülmesine ve belirtilerin azalmasına katkı sağlanabileceği düşünülmektedir. Bu yöntem tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilmekte ve kişiye özel planlanmaktadır.

Fıtık Tamamen İyileşebilir Mi?

Fıtığın tamamen iyileşip iyileşmeyeceği hastanın durumuna bağlı olarak değişebilir. Fıtığın boyutu, süresi, sinir basısının derecesi ve uygulanan tedavi yöntemleri sonuç üzerinde etkili olan faktörlerdir. Bu nedenle her hasta için aynı sonucu beklemek doğru değildir.

Ancak uygun tedavi planı oluşturulduğunda ve hastanın sürece aktif katılımı sağlandığında birçok vakada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Erken dönemde yapılan müdahaleler, yaşam tarzı düzenlemeleri ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla birlikte bazı hastalarda belirgin iyileşmeler görülebilmektedir.

Bel ve boyun fıtıkları, omurlar arasındaki disklerin elastikiyetini kaybederek dışarı doğru bombeleşmesi sonucu ortaya çıkan yaygın sağlık sorunlarıdır. Fıtık nedeniyle oluşan ağrı ve sinir basısı kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak günümüzde fizik tedavi uygulamalarından cerrahi yöntemlere, tamamlayıcı yaklaşımlardan yaşam tarzı düzenlemelerine kadar birçok farklı tedavi seçeneği bulunmaktadır.

Her fıtık vakası farklıdır ve tedavi planı kişiye özel olarak oluşturulmalıdır. Uygun değerlendirme ve doğru tedavi yaklaşımıyla birçok hastada önemli iyileşmeler sağlanabilmekte, bazı vakalarda ise fıtığın tamamen gerilemesi mümkün olabilmektedir. Bu nedenle fıtık tanısı alan kişilerin umutsuzluğa kapılmadan uzman desteğiyle süreci yönetmeleri büyük önem taşımaktadır.