Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogMedyaSedef hastalığı akciğerleri nasıl etkiler?

Sedef hastalığı akciğerleri nasıl etkiler?

milliyet2 Sedef hastalığı akciğerleri nasıl etkiler?

Sedef hastalığının kronik inflamatuar etkileri akciğerler başta olmak üzere iç organlara kadar uzanabilir. Dolayısıyla sedef hastalığı olanlar genel olarak sistemik komplikasyonlar açısından risk taşımaktadır.  Riski azaltmak için sigarayı bırakmak, tedavi planını ve risk unsurlarını doktorunuzla yakından takip etmek faydalı olacaktır. Sedef hastalığı olan herkes akciğer komplikasyonu geliştirmez, ancak artan risk nedeniyle önleyici tedbirler almak yararlıdır.

Sedef hastalığı yaygın inflamasyona neden olan otoimmün bir rahatsızlıktır. Sedef hastalığı, cilt ve akciğerler de dahil olmak üzere vücudun diğer kısımlarını etkileyebilir. Kişiyi akciğer hastalığı, kalp hastalığı, kanser ve artrit gibi birçok komplikasyon için risk altına sokar. Sedef hastalığı olan kişilerde KOAH gelişme riski daha yüksektir.

Sedef hastalığı, bir otoimmun sistem hastalığıdır. Beyaz kan hücrelerinin aşırı aktif hale gelmesine ve ciltteki iltihaplanmayı tetikleyen kimyasallar üretmesine neden olur. Bu iltihaplanma, akciğerler de dahil olmak üzere vücudun diğer kısımlarını da etkileyebilir. Ayrıca bağışıklık sistemini baskılayan sedef hastalığı ilaçları, akciğer hastalığı geliştirme riskini artırabilir. Sedef hastalığının en belirgin semptomu kırmızı, iltihaplı cilt ve beyaz pullu döküntülerdir. Sedef hastalarından insülin direncinin de tetkik edilmesi önem taşır.

Sedef hastalığının çeşitli akciğer bağlantılı hastalıklarla ilişkisine baktığımızda karşımıza çıkanları şöyle özetlemek mümkün:

  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akciğerlere hava akışını bozan ve nefes almayı zorlaştıran bir hastalıktır. Sedef hastalığı ile KOAH arasındaki bağlantıyı incelendiğinde, sedef hastalığı olan kişilerin genel popülasyona göre KOAH gelişme riskinin daha yüksek olduğu, özellikle şiddetli sedef hastalığı olan kişilerde riskin daha yüksek seyrettiği bilinmektedir.
  • Sedef hastalığı gibi, sarkoidoz da akciğeri ve diğer organları etkileyen enflamatuar bir hastalıktır. Sarkoidoz, organlarda granülom adı verilen anormal iltihaplı doku kitlelerinin oluşmasına neden olur. Araştırmalar, sedef hastalığı olan kişilerin sarkoidoz geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu, yine özellikle şiddetli sedef hastalığı olan kişilerde sarkoidoz gelişme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.
  • İnterstisyel akciğer hastalığı, akciğer dokusunda ilerleyici ve kalıcı skarlaşmaya neden olan pulmoner fibroz ve asbest dahil bir grup bozukluğu tanımlar. 2017 yılında yapılan bir çalışmada, araştırmacılar sedef hastalığı olan kişilerin, en sık idiyopatik pulmoner fibroz olan interstisyel akciğer hastalığı geliştirme riskinde artış olabileceğini bulmuştur.

Akciğer hastalığının erken uyarı semptomları ise şunlar olabilir: Nefes almada zorluk, nefes darlığı göğüs ağrısı, kanlı ve sekiz haftadan uzun seyreden öksürük, hırıltılı solunum, kronik mukus üretimi. Burada saydığımız tüm durumlar zaman yitirmeden doktora başvurmanızı gerektirir.

Sigara içmek bir kişinin KOAH, pnömoni ve akciğer kanseri gibi bir dizi akciğer hastalığı geliştirme riskini artırır. Sedef hastalığı olan kişilerin sigara içmesi daha şiddetli semptomlara sahip olabilir. Sigarayı bırakmak için, sedef hastalığının ya da burada adı geçen akciğer hastalıklarının tedavisinde biorezonans metodundan etkin şekilde yararlanabilmek mümkündür.

 

https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir