Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogLongevityEpigenetik Yaş Nedir?

Epigenetik Yaş Nedir?

epigenetik Epigenetik Yaş Nedir?

Kimlik kartınızdaki rakam, vücudunuzun biyolojik gerçekliğini yansıtmaz; DNA metilasyonu gibi epigenetik işaretler, hücrelerinizin gerçek yaşını ortaya koyar. DNA metilasyonu adı verilen kimyasal işaretler, genlerinizin ne zaman ve nasıl çalıştığını yönetir. Bu işaretler zamanla değişerek hücrelerinizin biyolojik yaşını şekillendirir. Epigenetik yaş, kronolojik yaşınızdan bağımsız olarak vücudunuzun gerçek durumunu gösteren bir ölçüttür. Epigenetik yaşlanma süreçlerini anlamak, sağlıklı yaşlanma yolunda atılacak ilk adımdır.

Kronolojik Yaşınızdan Daha Yaşlı veya Genç Olabilir misiniz ?

İki kişi aynı yılda doğabilir. Biri merdiven çıkarken nefes nefese kalırken diğeri maraton koşabilir. Kronolojik yaş bu farkı açıklamaz. Epigenetik yaş ise vücudunuzun gerçek durumunu ortaya koyar. Kimi zaman elli yaşındaki bir beden altmışlık bir hücre ömrü taşır. Bazen de tam tersi yaşanır. Biyolojik yaşlanma hızınızı genetik mirasınız belirlemez. Aynı aileden gelen kardeşler farklı yaşam tarzlarıyla on beş yıl arayla aynı hastalıkları yaşayabilir. Sigara içen ve içmeyen ikizler üzerinde yapılan çalışmalar bunu net şekilde gösteriyor.

İçmeyen kardeşin cildi, damar yapısı ve hücre onarım kapasitesi yıllarca daha genç kalıyor. Genetik kod aynı. Ancak üzerindeki kimyasal notlar farklılaşıyor. DNA metilasyonu denen süreçte, genlerinizin üzerine küçük kimyasal gruplar yapışır. Bu gruplar genin açık mı kapalı mı olduğunu belirler. Yani aynı kitabın bazı sayfaları okunurken bazıları kitaplıkta tozlanır. Zamanla bu işaretlerin dağılımı değişir. İşte bu değişimden yola çıkarak epigenetik yaş hesaplanır. Örneğin kronolojik yaşınız kırk beş. Ancak yıllardır düzensiz uyku, yüksek şekerli beslenme ve hareketsizlik varsa metilasyon profiliniz elli beş yaşındakine benzeyebilir. Bu durumda vücudunuz kanser, kalp hastalığı veya diyabet riskini daha erken yaşta taşımaya başlar. Tersine düzenli spor, bitki ağırlıklı beslenme ve stres kontrolü ile biyolojik yaşınızı otuz beşe çekmek mümkündür.

Epigenetik yaş testleri bu farkı niceliksel olarak gösterir. Horvath saati, PhenoAge ve GrimAge gibi modeller farklı organ sistemlerinin durumunu ayrı ayrı değerlendirir. Birinde karaciğeriniz yaşıtlarınızdan ileride çıkarken diğerinde bağışıklık sisteminiz daha genç kalabilir; bu durum PhenoAge ve GrimAge gibi ikinci nesil epigenetik saatlerle ayrı ayrı değerlendirilebilir. Bu ayrıntılı tablo, nereye odaklanmanız gerektiğini gösterir. Bu testlerin en güçlü yanı erken uyarı vermesidir. Kolesterol yüksekliği gibi bir risk faktörü değil, doğrudan hücre düzeyindeki yaşlanma hızınızı ölçer. Yani damar duvarınızda plak oluşmadan, eklem kıkırdağınız aşınmadan önce müdahale şansı tanır.

Epigenetik yaşınızı öğrenmek sadece bir sayı edinmek değildir. Yaşam tarzı değişikliklerinizin gerçekten işe yarıyor mu yoksa zaman mı kaybediyorsunuz, bunu somut olarak görmenizi sağlar. Diyet yaptınız, sonuç alamadınız. Belki de vücudunuz farklı bir şeye ihtiyaç duyuyordur. Test tekrarlanarak bu yolculuğun izi sürülebilir. Önemli bir ayrıntı var. Epigenetik değişiklikler tersine çevrilebilir. Genetik mutasyonlar kalıcıdır, ancak metilasyon desenleri beslenme, egzersiz, uyku ve çevresel temizlikle yeniden şekillenebilir. Vücudunuz plastik bir yapıya sahiptir. Yaşlanma kaçınılmazdır, ancak hızı siz belirlersiniz.

DNA Metilasyonu ile Biyolojik Yaşlanmanın Ölçümü

Epigenetik saatlerin kalbi, DNA metilasyonu denen süreçte atar. Hücrelerinizdeki genler, kullanılma sıklığına göre kimyasal işaretler taşır. Bu işaretlerden biri olan metil grubu, genin sessizleştirilip açılacağını belirler. Yaşlandıkça bu kimyasal etiketlerin dağılımı değişir. Bilim insanları işte bu değişimi okuyarak biyolojik yaşınızı hesaplar.

Steve Horvath ismi bu alanda sık duyulur. Geliştirdiği test, kan örneğindeki metilasyon bölgelerini tarayarak biyolojik yaş tahmini yapar. Her bölge, belirli bir yaş aralığına karşılık gelir. Algoritma bu verileri birleştirir ve tek bir sayı verir. Örneğin elli yaşındaki birinin testi kırk beş de çıkabilir, elli beş de. Aradaki fark, yaşlanma hızını gösterir.

Horvath testi sonrası daha spesifik ölçüm araçları geldi. PhenoAge, sadece metilasyon değil, aynı zamanda kandaki inflamasyon belirteçlerini ve metabolik sağlık göstergelerini değerlendirir. Daha yüksek bir PhenoAge, vücudunuzun kronolojik yaşından daha yorgun olduğunu işaret edebilir. GrimAge ise bir adım öteye gider. Ölüm riskini ve hastalık yükünü tahmin etmeye çalışır. Bu testin sonuçları, yaşam tarzı değişikliklerinin etkisini uzun vadede görmek için kullanılır.

En yeni araçlardan DunedinPACE, farklı bir soruya yanıt arar. Biyolojik yaşınız kaç değil, yaşlanıyor musunuz ve ne hızda? Yeni Zelanda’da doğan ve elli yıldır takip edilen bir gruptan elde edilen verilerle kalibre edilmiştir. DunedinPACE, biyolojik yaşlanma hızınız hakkında fikir verir. Normal değerin altındaki sonuçlar yavaş, üstündekiler ise hızlı yaşlanma eğilimini işaret edebilir.

Test süreci basittir. Evde alınan tükürük örneği ya da klinikten alınan kan tüpü yeterlidir. Laboratuvar DNA’yı izole eder, metilasyon desenlerini haritalar ve algoritmaya gönderir. Sonuçlar genellikle dört ila altı hafta içinde gelir. Fiyatlar üç yüz ile bin dolar arasında değişir. Türkiye’de bazı özel laboratuvarlar ve akademik merkezler bu hizmeti sunmaya başladı.

Önemli bir uyarı var. Epigenetik saatler henüz mükemmel değil. Aynı kişiden farklı zamanlarda alınan örnekler, küçük farklılıklar gösterebilir. Cilt hücreleriyle kan hücreleri farklı yaşlar okuyabilir. Bu nedenle tek bir testle kesin hüküm vermek yerine, trendleri takip etmek daha sağlıklıdır. Yılda bir tekrarlanan ölçüm, yaşam tarzı değişikliklerinizin işe yarayıp yaramadığını görmenizi sağlar.

Metilasyon verileri sadece yaş için değil, hastalık riskleri için de sinyal verir. Belirli bölgelerdeki aşırı metilasyon, kanser riskiyle ilişkilidir. Bazı desenler kalp damar hastalıklarını, bazıları nörodejeneratif süreçleri işaret eder. Bu yüzden epigenetik testler, önlem almak isteyenler için erken uy sistemine dönüşüyor.

Test sonucunuz kronolojik yaşınızdan yüksek çıktığında panik yapmayın. Unutmayın, metilasyon plastiktir. Sigarayı bırakan kişilerde metilasyon desenleri üç ila beş yıl içinde önemli ölçüde düzelir. Kilo vermek, düzenli egzersiz yapmak, uyku düzenini sağlamak, tüm bunlar epigenetik saatinizi geriye çevirir. Test size anlık bir kare sunar, ama bu karenin içeriği sizin yaşam tarzınızla sürekli yeniden çizilir.

Epigenetik yaşınızı kan değerlerinizi girerek öğrenebilirsiniz. Biyolojik Yaş Analizi sayfamızda değerlerinizi girerek, 6 farklı algoritmadan elde edilen sonuçları kronolojik ve epigenetik yaş değerlerinizi görebilirsiniz. https://sinanakkurt.com.tr/bioage/

Günümüzde Kullanılan Epigenetik Saat Modelleri

Epigenetik saat piyasası, birkaç temel model etrafında şekilleniyor. Her birinin güçlü yönleri var. Bazıları sadece biyolojik yaşı tahmin ederken, bazıları hastalık riskini veya ölüm olasılığını da hesaba katıyor.

Metilasyon bölgelerini tarayan bu yöntem, farklı dokulardan örnek alındığında bile genellikle tutarlı sonuçlar sunar. Kan örneğiyle elde edilen yaş tahmini, cilt hücrelerinden çıkan sonuçla yaklaşık olarak benzerdir; ancak cilt hücrelerinde güneş hasarı gibi çevresel faktörler nedeniyle sapmalar görülebilir. Bu evrensellik, Horvath saatini araştırmaların vazgeçilmezi yaptı.

Epigenetik Yaş Nedir?
Epigenetik Yaş Nedir?

Ancak biyolojik yaş tek başına yeterli değil. PhenoAge adlı model, kan değerlerini de devreye sokar. Kronik enflamasyon belirteçleri, glikoz metabolizması verileri ve karaciğer fonksiyon testleri, metilasyon bilgisiyle birleştirilir. Böylece sadece yaşınız değil, vücudunuzun ne kadar “yıprandığı” da ortaya çıkar. Yüksek PhenoAge değeri, önümüzdeki on yılda kardiyovasküler bir olay yaşama riskinin arttığını gösterir. GrimAge ise bir adım daha ileri gider. DNA metilasyonundan hareketle plazma protein düzeylerini tahmin eder. Sonra bu proteinleri, gerçek ölüm riskiyle ilişkilendirir. Adı biraz karamsar gelse de, aslında en pratik modeldir. Çünkü sigara içme süreniz, kilonuz ve egzersiz alışkanlıklarınızın metilasyon üzerindeki birikimli etkisini tek bir sayıya indirger.

En yeni nesil ise DunedinPACE saatidir. Bu model farklı bir soruya yanıt arar. Kaç yaşında olduğunuz değil, vücudunuzun ne hızda yaşlandığı önemlidir. Yirmi altı yıl boyunca aynı kişileri takip eden bir çalışmadan doğmuştur. Böbrek fonksiyonu, kardiyovasküler sağlık, bilişsel performans ve diş eti çekilmesi gibi gerçek yaşlanma belirtileriyle metilasyon desenleri eşleştirilmiştir. Sonuç, bir hız göstergesi gibidir. Değer düşükse, kronolojik yaşından yavaş yaşlanıyorsunuz demektir. Yüksekse, alarm çanları çalıyordur.

Cilt üzerinden yapılan testler de ilgi çekiyor. Güneş hasarı görmüş bölgelerde metilasyon deseni, korunmuş alanlardan farklıdır. Yüzünüzün bir tarafı, yaşam tarzınızın günlüğü gibidir. Ancak bu testler henüz kan testleri kadar standartlaşmadı. Laboratuvarlar arası varyasyon, sonuçların yorumlanmasını zorlaştırıyor. Test süreci basittir. Tükürük örneği veya kan tüpü yeterlidir. Laboratuvarda DNA izole edilir, metilasyon bölgeleri okunur, yapay zeka algoritmaları yaş tahmini üretir. Rapor genellikle iki hafta içinde hazır olur. Önemli olan, bu sayıyı duyup paniklemek değil, neyi değiştirebileceğinizi görmektir.

Farklı saatler farklı şeyler söyler. Biri metabolik sağlığınızı vurgular, diğeri nörodejenerasyon riskini. Bu yüzden tek bir test yeterli değildir. Uzun vadede trendi görmek, anlık değerden daha değerlidir.

Epigenetik Yaşınızı Yavaşlatmanıza Yardımcı Olacak Yaşam Stratejileri

Epigenetik saatinizin rakamları sizi rahatsız etse bile, bu durum kalıcı değil. DNA metilasyonu (genlerin üzerine kimyasal işaretler eklenerek açılıp kapanmasını sağlayan süreç) yaşam boyu değişkenlik gösterir. Üstelik bu değişimlerin büyük bölümü sizin kontrolünüzde.

Beslenme düzeninizi zamanla değiştirin

Ne yediğiniz kadar, ne zaman yediğiniz de metilasyonu etkiler. Zaman kısıtlı beslenme, günlük yeme penceresini sınırlayan bir yaklaşımdır ve hücrelerin kendini onarma kapasitesini destekleyebilir. Akşam yemeğini erken saatlerde bitirip sabah ilk öğünü biraz geçe çekmek, bu beslenme penceresini doğal şekilde oluşturabilir. Eğer gece vardiyası çalışıyorsanız, açlık pencerenizi uykuya göre değil, kendi biyolojik ritminize göre ayarlamanız gerekir.

Bitkisel besinlerde bolca bulunan polifenoller, metil gruplarının dengeli dağılımına yardımcı olur. Yeşil çay, zerdeçal, brokoli filizi ve koyu yapraklı sebzeler bu grupta öne çıkar. Bunların hiçbiri tek başına mucize değil. Bir fincan yeşil çayın etkisi, on yıl boyunca her gün düzenli içildiğinde anlam kazanır.

Uykunuzu mimari gibi inşa edin

Yetersiz veya düzensiz uyku, epigenetik saatleri hızlandıran en güçlü faktörlerden biridir. Yedi ila dokuz saat arası derin uyku, DNA onarım enzimlerinin çalışması için gereken ortamı hazırlar. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutun. Mavi ışık kaynaklarını uyumadan iki saat önce kısıtlamak, melatonin salınımını destekler. Bu hormon sadece uyku için değil, aynı zamanda metilasyon dengesinin korunması için de görev alır.

Hareketi ilaç gibi dozlayın

Düzenli egzersiz, özellikle orta şiddetteki aerobik aktivite ve direnç antrenmanlarının birleşimi, epigenetik yaşlanmayı yavaşlatır. Haftada üç kez kırk beş dakika tempolu yürüyüş, iki kez de vücut ağırlığı egzersizi yapmak somut bir başlangıçtır. Aşırı yüklenme ise ters etki yaratabilir. Maraton sonrası ölçülen epigenetik yaşlarda geçici yükselmeler gözlemlenmiştir.

Çevresel toksinleri azaltın

Plastiklerden sızan bisfenol A, ağır metaller, sigara dumanı ve hava kirliliği metilasyonu bozar. Cam ve paslanmaz çelik kaplar kullanmak, evinizde hava temizleyici bulundurmak, sigara dumanına maruz kalmamak gibi adımlar basittir ama birikimli etkisi güçlüdür. Eğer yoğun trafikte yaşıyorsanız, pencereleri trafik yoğunluğunun en az olduğu saatlerde açmak bile fark yaratır.

Sosyal bağlarınızı güçlendirin

Yalnızlık ve sosyal izolasyon, kronik inflamasyonu artırarak epigenetik saati hızlandırır. Düzenli yüz yüze etkileşim, hatta evcil hayvan sahipliği bile metilasyon desenlerini olumlu yönde etkiler. Bu, haftada bir kahve içmek değil, gerçek anlamda duygusal güven hissi veren ilişkiler kurmak demektir.

Epigenetik yaşınızı ölçtürdükten altı ay sonra aynı testi tekrarlamak, bu stratejilerin işe yarayıp yaramadığını görmenin en net yoludur. Değişim yavaş olur. Ama yöntem doğruysa, kaçınılmazdır.

Epigenetik yaşınızı öğrenmek, vücudunuzun size baktığı aynaya benzer. Gördüğünüz şey bazen şaşırtıcıdır. Kimi zaman kronolojik yaşınızdan daha genç hissedersiniz, kimi zaman da yılların yorgunluğu bedeninize daha erken çökmüştür. Bu farkı görmek, değiştirmek için ilk adımdır.

epigenetik2 Epigenetik Yaş Nedir?

Biyolojik yaş değerlendirmeleri, stres faktörleri ve yaşam tarzı örüntülerinin haritalanmasında yardımcı olur. Fonksiyonel tıp laboratuvar testleriyle besin duyarlılıklarınız, hormon paneliniz ve inflamasyon belirteçleriniz incelenebilir. Ozon tedavisi ve IV destek protokolleri, hücresel onarımı desteklemek için bütüncül tıp çerçevesinde planlanabilir. Ancak bunların hiçbiri, gece yedi saat uyumak, sabah güneşe çıkmak, sevdiklerinizle kahkaha atmak kadar temel şeylerin yerini tutmaz. Epigenetik saatler bize şunu gösteriyor. Genleriniz sizin elinizde değil. Ama o genlerin nasıl çalıştığı, büyük ölçüde sizin seçimlerinizle şekilleniyor. Bu, hem özgürleştirici hem de sorumluluk gerektiren bir bilgi. Yaşlanmayı durduramazsınız. Ama yaşlanma hızınızı yavaşlatabilir, hatta bazı durumlarda tersine çevirebilirsiniz. Test sonuçlarınız ne gösterirse göstersin, bugün yapacağınız küçük bir değişiklik, altı ay sonraki metilasyon haritanızda kendini gösterecektir. Bedeniniz dinler. Her yeni gün, gen ifadesini yeniden şekillendirmek için yeni bir başlangıç sunar.

Dr. Sinan Akkurt’un Yaklaşımı: Kliniğimde epigenetik yaş testi talep eden hastalarımın çoğu, kronolojik yaşlarıyla hissettikleri arasındaki farkı somut verilerle görmek istiyor; bu testler sayesinde yaşam tarzı değişikliklerinin gerçekten hücre düzeyinde etki yaratıp yaratmadığını izleyebiliyoruz. Özellikle yıllardır aynı diyet ve egzersiz programına rağmen istediği enerjiyi yakalayamayan hastalarda, metilasyon profilinin bambaşka bir yöne işaret ettiğini görmek hem açıklayıcı hem de yol gösterici oluyor. Unutmayın, epigenetik yaşınız sizi tanımlayan tek rakam değil; ancak bu ölçümü kişiselleştirilmiş değerlendirmeniz için mutlaka hekiminizle birlikte yorumlamanız en doğru yaklaşım olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Epigenetik yaş testi yaptırmak için hangi doktora gitmeliyim ve test için kan mı vermem gerekiyor yoksa farklı bir örnek türü mü kullanılıyor?

Epigenetik yaş testi için öncelikle fonksiyonel tıp veya epigenetik yaş testi konusunda deneyimli bir hekime başvurmanızı öneririz. Bu alanda çalışan doktorlar DNA metilasyon düzeylerini değerlendirerek biyolojik yaşınızı ortaya koyabilir. Test genellikle kan örneği ile yapılsa da bazı laboratuvarlar tükürük örneğini de kabul edebilir. Kan örneğindeki beyaz kürelerden elde edilen DNA üzerindeki kimyasal işaretler incelenerek epigenetik saatiniz hesaplanır. Test öncesi uzmanınızla görüşerek size en uygun yöntemi ve örnek türünü netleştirmeniz önemlidir.

Epigenetik yaşım kronolojik yaşımdan 10 yaş fazla çıkarsa bu durum kalp krizi veya inme gibi acil bir risk oluşturur mu, yoksa uzun vadeli bir tehdit midir?

Epigenetik yaşınızın kronolojik yaşınızdan on yıl fazla olması ani bir kalp krizi veya inme riski doğurmaz, ancak bu durum uzun vadede ciddi bir uyarı işaretidir. DNA metilasyonundaki bu hızlanma damar yapınızın, hücre onarım kapasitenizin ve genel metabolizmanızın yıprandığını gösterir. Sigara içmeyen ikiz kardeşe kıyasla içeninde görülen değişimler gibi, bu fark yavaş yavaş ortaya çıkar. Yıllar içinde birikerek kardiyovasküler hastalıklar, diyabet veya erken kognitif gerileme riskini artırır. Biorezonans ve fonksiyonel tıp değerlendirmeleriyle bu süreç erken tespit edilebilir ve yaşam tarzı müdahaleleriyle tersine çevrilebilir.

Sigara içmeyi bıraktıktan sonra epigenetik yaşım gerileyebilir mi, yoksa sadece yaşlanma hızım yavaşlar mı?

Sigarayı bıraktığınızda epigenetik yaşınız gerçek anlamda gerilemez ancak hızla yaşlanan süreç durur ve zamanla daha genç bir biyolojik profil oluşmaya başlar. DNA metilasyonundaki zararlı değişimler durduğunda vücut onarım mekanizmaları yeniden harekete geçer; bu sayede sigara içmeyen ikiz kardeşlerde gözlemlenen daha genç hücre yapısına adım adım yaklaşırsınız. Yani saatin geri sarılması mümkün olmasa da ileri hızı kesilir ve doğru desteklerle biyolojik yaşınız kronolojik yaşınıza yaklaşabilir hatta onu geçebilir.

Hamilelikte epigenetik yaş testi yaptırmak bebeğin gelişimini etkiler mi ve anne adayları için bu test güvenli midir?

Hamilelikte yapılan epigenetik yaş testi tamamen güvenlidir ve bebeğin gelişimini hiçbir şekilde olumsuz etkilemez. Bu analiz yalnızca anne adayından alınan kan örneği üzerinde DNA metilasyon düzeylerini inceler, yani bebeğe fiziksel bir müdahale söz konusu değildir. Test sürecinde kullanılan yöntemler biyokimyasal işaretleri okumaya dayanır, bu nedenle anne karnındaki bebek için herhangi bir risk taşımaz. Elde edilen sonuçlar sayesinde anne adayı kendi biyolojik yaşlanma hızını öğrenerek beslenme, stres yönetimi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle hem kendi sağlığını hem de bebeğin gelişim ortamını iyileştirme fırsatı bulur.

Epigenetik yaşım normalden yüksek çıktığında ilaç tedavisi veya takviye kullanmam gerekir mi, yoksa sadece yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olur mu?

İlaç veya takviye yerine önce yaşam tarzınızı gözden geçirmek en doğru yaklaşımdır. Sigara içmeyen ikiz kardeşlerin hücreleri yıllarca daha genç kaldığı gibi, siz de beslenme, uyku, hareket ve stres yönetimiyle DNA metilasyon düzeninizi olumlu yönde değiştirebilirsiniz. Biorezonans değerlendirmesiyle kişiye özel bir plan oluşturulursa epigenetik yaşınız gerçekten düşebilir. Ancak ileri düzey bozulma varsa hekim kontrolünde destekleyici yaklaşımlar eklenebilir.

https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.