Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogMedyaHaftada 3 gün uykusuzluk beyni yaşlandırıyor

Haftada 3 gün uykusuzluk beyni yaşlandırıyor

uykusuz kalırsak ne olur

Gece yaşamı, ilaç kullanımı, gürültü, depresyon, stres, gebelik, hiperaktivite, menopoz ya da “uykusuzluk hastalığı” gibi nedenlerle sürekli olarak haftada üç gün ve üzerinde yeteri kadar uyuyamayan kişilerin beyin fonksiyonlarını, duygu durumlarını ve bağışıklık sistemlerini önemli ölçüde riske attığı açıklandı.

Haftanın 3 gününün 6 saatten az uyunarak geçirildiği 1 ayın kişide bilinç bozuklukları, Alzheimer, enfeksiyonel hastalıklar, hipertansiyon, kanser, diyabet ve kalp hastalıklarına yatkınlığı artırdığına dikkat çeken Dr. Sinan Akkurt, “24 saat uykusuz kalan bir kişide yasal alkol limitinin üzerinde dikkat eksikliği ortaya çıkar.” dedi. Dr. Akkurt, uyku bozukluklarının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dr. Sinan Akkurt düzenli ve kaliteli uykunun insan sağlığı üzerinde beslenme kadar belirleyici bir etken olduğuna dikkat çekti. Strese ve travmaya bağlı olarak geçici uykusuzluklar yaşanabileceğini, ancak bir ay ve daha uzun süreli kronikleşen uyku sorununun bir hastalık olarak tanımlandığını kaydeden Dr. Sinan Akkurt, “insomnia” adı verilen “uykusuzluk hastalığı”nın tedavi edilmemesi durumunda başka pek çok hastalığı tetikleyebileceğine işaret etti. Kronik uykusuzluğun yaygın bir şikayet olmasına karşın çoğunlukla ciddiye alınmadığını söyleyen Dr. Sinan Akkurt, bunun özellikle beyni erken yaşlandıran, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara davetiye çıkaran bir durum olduğunu vurguladı. Dr. Akkurt, “Uykusuzluk hastalığı olan kişi yorgun hissetmesine karşın uykuya dalmada sorun yaşar. Gece uykusu çok defa bölünür ve sabah da erken kalkabilir. Uyandığında da kendini dinlenmiş hissedemez. Gergin bir ruh haline odaklanma ve öğrenme güçlüğü eşlik edebilir. Bu sorunu geçiştirmek yerine doktora başvurmak gerekir. Çünkü kronik uykusuzluk trafikte kaza yapmadan pek çok hastalığa zemin hazırlamaya uzanan kapsamlı bir risk tablosuna sahiptir.” dedi.

“İki saat uyku bana yeter” demeyin

Yeterli uykunun kişiden kişiye değişmekle birlikte 6 ila 8 saat arasında olmasının normal kabul edildiğini belirten Dr. Sinan Akkurt, uyku sorunu yaşayan kişilere yönelik önerilerini şöyle sıraladı:

–              Televizyon karşısında ya da telefonla oynayarak uyumaya çalışmayın.

–              Karanlıkta uyuyun.

–              Bilinçsiz bir şekilde uyku ilacı kullanmaktan kaçının.

–              Gün içinde şekerleme yapmayın.

–              Akşamları 23.00 sularında yatmaya özen gösterin.

–              Her gün aynı saatte uyanın.

–              Yatmadan önce sıcak duş almak, kitap okumak ya da rahatlatıcı müzik dinlemek iyi gelebilir.

–              17.00 itibariyle çay, kahve ve alkol tüketimini bırakın.

–              Uykudan 3 saat önce yemek yemeyi sonlandırın.

–              Akşamları çok fazla sıvı tüketmeyin.

–              Bir pamuk ya da bez parçasına birkaç damla lavanta yağı damlatarak başucunuza koyabilirsiniz.

–              Akşamları bir fincan melisa ya da papatya çayı içebilirsiniz.

–              Sağlıklı beslenin.

–              Düzenli kullandığınız ilaçların uyku açısından bir yan etkisi olup olmadığını öğrenin.

–              Gün içinde aktif ve hareketli bir yaşam sürdürün.

–              Yoga, pilates gibi egzersiz programları uygulayabilirsiniz.

–              Yatmadan iki üç saat önce aşırı hareketlilikten ve egzersizden kaçının.

–              Uyku bozukluklarının giderilmesinde biorezonans metodundan da destek alınabilir.

Sağlığınız için ilk adımı atın. Aşağıdaki formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz.







    https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

    Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.


    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir