Hipotiroid ile haşimato karıştırılıyor mu?

Tiroid hastalıkları söz konusu olduğunda en sık karıştırılan iki kavramın başında hipotiroid ve Haşimato gelir. Pek çok kişi bu iki durumu aynı hastalık zannederken, aslında aralarında önemli farklar bulunmaktadır. Her ne kadar birbirleriyle yakın ilişki içinde olsalar da hipotiroid ve Haşimato aynı şey değildir. Bu ayrımın doğru anlaşılması, hem hastalığın nedenlerini hem de tedavi sürecini daha iyi kavrayabilmek açısından oldukça önemlidir.
Özellikle tiroid hormonlarının düşük çıktığı durumlarda birçok kişi doğrudan Haşimato hastası olduğunu düşünmektedir. Oysa tiroidin az çalışmasının altında farklı nedenler bulunabilir. Haşimato bu nedenlerden yalnızca biridir. Bu nedenle doğru tanı için yalnızca hormon değerlerine değil, bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı göstergelere de bakılması gerekir.
Hipotiroid Nedir?
Hipotiroid, tiroid bezinin yeterince çalışmaması ve vücudun ihtiyaç duyduğu kadar tiroid hormonu üretememesi durumudur. Kelime anlamı olarak da “hipo” az demektir ve tiroidin az çalışmasını ifade eder. Tiroid hormonları metabolizmanın düzenlenmesinde görev aldığı için bu hormonların azalması vücudun genel çalışma hızını etkileyebilir.
Hipotiroidisi olan kişilerde metabolizma yavaşlayabilir. Buna bağlı olarak yorgunluk, halsizlik, kilo alma eğilimi, üşüme hissi, dikkat dağınıklığı ve enerji düşüklüğü gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtilerin görülmesi mutlaka Haşimato olduğu anlamına gelmez. Çünkü hipotiroid farklı nedenlerle de gelişebilir.
Haşimato Nedir?
Haşimato ise tiroid bezinin otoimmün bir hastalığıdır. Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi dokularını yabancı olarak algılayıp onlara karşı savaş açtığı rahatsızlıklardır. Haşimato hastalığında da bağışıklık sistemi tiroid dokusunu hedef alır ve zamanla tiroid bezinin zarar görmesine neden olur.
Bu süreçte bağışıklık hücreleri çeşitli antikorlar üretmeye başlar. Özellikle Anti-TPO adı verilen antikorun yüksek bulunması Haşimato açısından önemli göstergelerden biridir. Zaman içerisinde bu bağışıklık saldırısı tiroid bezinin çalışma kapasitesini azaltabilir ve sonuç olarak hipotiroid tablosu ortaya çıkabilir.

Haşimato Hastalarında Hipotiroid Görülür Mü?
Bu sorunun cevabı evettir. Haşimato hastalarının büyük bölümünde zamanla hipotiroid gelişebilir. Çünkü bağışıklık sistemi tarafından sürekli saldırıya uğrayan tiroid dokusu zamanla görevini yeterince yerine getiremez hale gelir.
Ancak burada önemli olan nokta şudur: Her Haşimato hastasında hipotiroid görülebilir fakat her hipotiroid hastasında Haşimato bulunmaz. Bu ayrım çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Hipotiroid bir sonuçtur, Haşimato ise bu sonuca yol açabilen nedenlerden biridir.
Hipotiroid Her Zaman Otoimmün Hastalık Mıdır?
Hayır. Tiroid bezinin yavaş çalışması her zaman bağışıklık sistemi kaynaklı olmak zorunda değildir. Bazı kişilerde herhangi bir otoimmün hastalık olmadan da hipotiroid gelişebilir. Bu nedenle hipotiroid tanısı alan her kişiye otomatik olarak Haşimato tanısı konulamaz.
Tiroid hormonlarının azalmasına yol açabilecek farklı faktörler bulunmaktadır. Beslenme alışkanlıkları, metabolik bozukluklar, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri ya da farklı hormonal dengesizlikler de tiroid fonksiyonlarını etkileyebilir. Bu nedenle detaylı değerlendirme yapılması gerekir.
İnsülin Direnci ve Hipotiroid Arasında İlişki Var Mıdır?
Günümüzde metabolik problemlerin artmasıyla birlikte insülin direnci de oldukça yaygın hale gelmiştir. Özellikle fazla karbonhidrat tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve kilo artışı insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlayabilir.
İnsülin direncinin görüldüğü kişilerde metabolik denge bozulabilir ve bu durum hormonal sistem üzerinde de etkiler oluşturabilir. Göbek çevresinin genişlemesi, enerji üretiminde azalma ve metabolik yavaşlama gibi durumlar bazı kişilerde hipotiroidik tabloyla birlikte görülebilir. Bu nedenle tiroid fonksiyonları değerlendirilirken metabolik sağlık da göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanıda Hangi Değerler Önemlidir?
Hipotiroid ve Haşimato ayrımının yapılabilmesi için yalnızca TSH değerine bakmak yeterli değildir. Tiroid hormonları olan T3 ve T4 seviyelerinin değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı bir reaksiyon oluşturup oluşturmadığını anlamak için Anti-TPO ve benzeri antikor testleri de önem taşır.
Bazı kişilerde hormon değerleri henüz normal sınırlarda olmasına rağmen antikor seviyeleri yüksek bulunabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna karşı bir süreç başlattığını gösterebilir. Bu nedenle kapsamlı değerlendirme büyük önem taşımaktadır.
Hipotiroid ve Haşimato sıklıkla birbirine karıştırılan ancak aynı olmayan iki farklı durumdur. Hipotiroid, tiroid bezinin az çalışması anlamına gelirken; Haşimato, bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı geliştirdiği otoimmün bir hastalıktır. Haşimato hastalarında zamanla hipotiroid gelişebilir ancak her hipotiroid vakasının nedeni Haşimato değildir.
Bu nedenle tiroid hastalıklarının değerlendirilmesinde yalnızca hormon seviyelerine değil, bağışıklık sistemiyle ilgili göstergelere de bakılması gerekir. Doğru tanı konulduğunda hem hastalığın nedeni daha iyi anlaşılır hem de kişiye uygun tedavi planı oluşturulabilir. Tiroid sağlığıyla ilgili şikâyetler yaşayan kişilerin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmeleri önemlidir.