Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogKronik HastalıklarKronik yorgunluk hangi vitamin eksikliklerine bağlı olabilir?

Kronik yorgunluk hangi vitamin eksikliklerine bağlı olabilir?

Medicinal 3 Kronik yorgunluk hangi vitamin eksikliklerine bağlı olabilir?

Kronik Yorgunluk Hangi Vitamin Eksikliklerine Bağlı Olabilir?

Sabah alarm çaldığında gözlerinizi zor açtığınız, kahvaltı masasında kendinizi bir türlü toparlayamadığınız, öğleden önce ilk kahvenizin etkisi bile geçmeden ikinciyi istediğiniz günler art arda geliyorsa, bedeniniz size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir. Metropollerde yaşayan pek çok kişi bu döngüyü o kadar normalleştirdi ki, sürekli bitkinliği “yoğun tempo“nun kaçınılmaz bir parçası sanıyor. Oysa vücut, enerji üretim mekanizmasında bir aksama olduğunda, bunu en net şekilde yorgunlukla hissettirir. Bu noktada devreye giren en sık görülen nedenlerden biri, vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminleri yeterince alamaması ya da bunları etkili kullanamamasıdır.

Yorgunluğun Ardındaki Saklı Nedenler

Enerji konusunda ilk akla gelen kalori miktarı olsa da, kaloriyi gerçekten kullanılabilir enerjiye çeviren sistem çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Hücrelerimizdeki mitokondri adlı organeller, yediğimiz besinleri ATP adı verilen enerji para birimine dönüştürür. Bu dönüşüm, onlarca farklı enzimin uyum içinde çalışmasını gerektirir ve bu enzimlerin büyük bir kısmı B grubu vitaminlerine ihtiyaç duyar. Yani yeterince yemek yiyor olmanız, o besinlerin içindeki enerjiyi gerçekten açığa çıkarabildiğiniz anlamına gelmez.

Bunun yanında demir, magnezyum gibi minerallerin eksikliği, tiroid bezinin yeterince çalışmaması, kan şekeri dalgalanmaları ve uyku apnesi gibi durumlar da benzer şikayetlere yol açar. Ancak bu yazıda özellikle vitamin eksikliklerine odaklanacağız, çünkü bunlar genellikle en kolay düzeltilebilir ve en sık gözden kaçan nedenler arasındadır. Bir kişi haftalarca uykusunu düzenlemeye çalışır, belki egzersiz programı başlatır, ama asıl eksik olan besin öğelerini tamamlamadığında tüm bu çabalar yetersiz kalabilir.

Kronik yorgunluk hangi vitamin eksikliklerine bağlı olabilir?
Kronik yorgunluk hangi vitamin eksikliklerine bağlı olabilir?

B12 Vitamini ve Enerji Metabolizması

B12 vitamini, kronik yorgunluk şikayetleri ile gelen hastaların kan tahlillerinde en sık karşılaştığımız eksikliklerden biridir. Bu vitamin sadece hayvansal kaynaklarda bulunur. Et, balık, yumurta ve süt ürünleri ana kaynaklarıdır. Vegan beslenen kişilerde risk doğal olarak daha yüksektir, ancak et tüketenlerde de sindirim sistemi sorunları veya mide ilaçlarının uzun süreli kullanımı nedeniyle emilim bozukluğu gelişebilir.

B12’nin yorgunlukla ilişkisini anlamak için kırmızı kan hücrelerinin yapımına bakmak gerekir. Bu vitamin olmadan, kırmızı kan hücreleri normal boyutlarına ulaşamaz ve dokulara yeterince oksijen taşıyamaz. İnsan kendini nefes nefese kalmadan da oksijensiz hissedebilir. Hafif bir aktivite sonrası aşırı bitkinlik, konsantrasyon güçlüğü, hafıza bulanıklığı bu durumun işaretleridir. Özellikle elli yaş üzerindeki kişilerde mide asidi salgısının azalmasıyla B12 emilimi düşer ve bu yaş grubunda yorgunluk şikayetleri araştırılırken mutlaka değerlendirilmesi gereken bir parametredir.

Pratik bir örnek vermek gerekirse, kendinizi sürekli bir sis perdesinin ardından dünyayı seyreder gibi hissediyorsanız, yani fiziksel gücünüz yerinde görünüyor ama zihinsel berraklığınız yoksa, B12 düzeyinizi kontrol ettirmek akıllıca bir adım olacaktır. Bu vitaminin düzeltilmesiyle ilgili en önemli nokta, ağızdan alınan tabletlerin her hastada işe yaramayabileceğidir. Emilim problemi varsa, enjeksiyon formu veya dil altı spreyleri hekiminiz tarafından değerlendirilebilir.

B6 Vitamini ve Sinir Sistemi

B6 vitamini, B12 kadar sık konuşulmasa da enerji döngüsünde eşit derecede vazgeçilmezdir. Bu vitamin, protein metabolizmasından nörotransmitter sentezine kadar geniş bir yelpazede görev alır. Özellikle serotonin, dopamin ve GABA gibi beyin kimyasallarının üretiminde doğrudan rol oynar. Bu nedenle B6 eksikliği sadece fiziksel yorgunluk değil, aynı zamanda motivasyon düşüklüğü, isteksizlik ve hafif depresif duygu durumları ile de kendini belli edebilir.

Tavuk, hindi, patates, muz, ıspanak ve kabak çekirdeği B6’nın zengin kaynaklarıdır. Ancak bu vitamin suda eridiği için uzun süre kaynatma yöntemleriyle pişirilen yemeklerde önemli miktarda kayıp yaşanır. Buharda pişirme veya çok az suyla haşlama yöntemleri daha koruyucudur. B6 eksikliği genellikle yalnız başına değil, diğer B grubu vitaminleriyle birlikte ortaya çıkar. Bu nedenle tek başına B6 takviyesi yerine, dengeli bir B kompleksi preparatı çoğu zaman daha etkili sonuç verir.

B2 ve B3 Vitaminleri

Riboflavin olarak bilinen B2 vitamini, mitokondrideki elektron taşıma zincirinin yapı taşlarından biridir. Bu zincir, oksijenin kullanılarak enerji üretildiği nihai basamaktır. B2 eksikliğinde dudak kenarlarında çatlaklar, dilde kızarıklık ve ışığa karşı aşırı hassasiyet gibi belirtiler eşlik edebilir yorgunluğa. Süt ürünleri, badem, mantar ve yumurta akı B2 için güvenilir kaynaklardır.

Niasin yani B3 vitamini ise, hücre içinde enerji taşıyıcı moleküllerin yenilenmesini sağlar. Özellikle yoğun zihinsel aktivite gerektiren işlerde çalışanlarda B3 ihtiyacı artabilir. Ton balığı, tavuk göğsü, yer fıstığı ve tam tahıllı ürünler bu vitamini içerir. B3’ün önemli bir özelliği, triptofan adlı bir amino asitten vücutta sentezlenebilmesidir. Yani protein alımınız yeterliyse, bir miktar B3’ü kendi kendinize üretebilirsiniz. Ancak bu dönüşüm B6 vitaminine de bağlıdır. İşte B grubu vitaminlerinin birbiriyle olan bu dansı, tek tek değil, bir bütün olarak düşünmeyi gerektirir.

D Vitamini

D vitamini eksikliği ile yorgunluk arasındaki bağ, son on yılda yapılan araştırmalarla giderek netleşti. Bu vitamin, kemik sağlığı dışında kas fonksiyonları, bağışıklık düzenlemesi ve hatta mitokondriyal verimlilik üzerine de etkilidir. Kış aylarında güneş ışığına maruz kalmanın azaldığı ülkemizde, özellikle ofis çalışanları ve kapalı mekanda uzun saatler geçiren kişilerde D vitamini düzeyleri oldukça düşük seyredebilir.

D vitamini eksikliğinde hissedilen yorgunluk, “ağır bir yük taşıyormuşum” hissine benzer. Merdiven çıkmak zorlaşır, spor yapmak istemezsiniz, sabahları yataktan kalkmak için kendinizi zorlarsınız. Kan düzeyi 20 ng/mL altına düştüğünde bu belirtiler belirginleşir. Takviye ile düzeltme süreci birkaç hafta alabilir, çünkü D vitamini yağda erir ve vücutta depolanır, hızlı değişimler beklenmemelidir. Günlük yürüyüşlerinizi öğle saatlerine denk getirmek, özellikle yaz aylarında bile kollarınızı ve yüzünüzü güneşe açmak, depolarınızın dolu kalmasına yardımcı olur.

Folat

Folik asit veya B9 olarak bilinen folat, hızlı bölünen hücrelerin sağlıklı çoğalabilmesi için şarttır. Kırmızı kan hücreleri, sindirim sistemi hücreleri ve saç derisi hücreleri bu gruba girer. Folat eksikliğinde B12 eksikliğine benzer bir kansızlık tablosu gelişebilir ve yorgunluk eşlik eder. Hamilelikte ihtiyaç ikiye katlanır, ancak hamile olmayan kişilerde de düşük folat düzeyleri sık görülür.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, nohut ve portakal folat açısından zengindir. Ancak folat ısıya karşı oldukça hassastır. Ispanağı çiğ olarak salatalarda tüketmek veya çok kısa süre sotelemek en iyisidir. Folat takviyeleri sentetik folik asit formunda üretilir ve bazı kişilerde bu formu yeterince işleyememe sorunu olabilir. Bu durumda 5-MTHF adı verilen aktif folat formu tercih edilebilir, tabii ki hekim önerisiyle.

Enerji Veren Vitaminleri Günlük Nasıl Kullanmalı ?

Bu vitaminleri almanın en doğal yolu, çeşitlilik içeren bir beslenme düzenidir. Tek bir “süper besin”e odaklanmak yerine, her öğünde farklı renklerde sebze ve farklı protein kaynaklarına yer vermek daha akıllıcadır. Kahvaltıda yumurta ve tam tahıllı ekmek, öğle yemeğinde mercimekli bir kase ve akşamda ızgara balık ve bol yeşillikli salata, bir gün içinde ihtiyaç duyulan B grubu vitaminlerinin büyük kısmını karşılayabilir.

Takviye kullanımı konusunda ise aceleci davranmamak gerekir. Önce kan tahliliyle eksikliklerin belirlenmesi, sonra hekim veya diyetisyen eşliğinde doğru doz ve formda destek alınması en sağlıklı yoldur. Özellikle B6 vitamini yüksek dozlarda uzun süre alındığında sinir hasarına yol açabilir. Zararı olmaz mantığıyla yüksek doz multivitaminler tüketmekten kaçınılmalıdır.

Sürekli Halsizlik ve Uyku Hali İçin Pratik Çözüm Adımları

Yorgunluğunuzun arkasında vitamin eksikliği olup olmadığını anlamak için bazı basit gözlemlerde bulunabilirsiniz. Eğer yeterince uyuduğunuzu düşünmenize rağmen sabahları kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız, gün içinde sürekli bir şekerli atıştırmalık arayışı içindeyseniz, küçük bir merdiven çıkış bile sizi nefes nefese bırakıyorsa, kan tahlili yaptırmak için randevu almanın zamanı gelmiş demektir. Tam kan sayımı, B12, folat, D vitamini ve demir parametreleri ile başlayan bir inceleme, çoğu zaman sorunun kaynağını ortaya çıkarır.

Uykuya dalmakta güçlük çekiyor ama yattığınızda da kaliteli uyuyamıyorsanız, magnezyum eksikliği de devreye girmiş olabilir. Magnezyum, kas gevşemesi ve sinir sistemi sakinleşmesi için gereklidir. Badem, fındık, koyu çikolata ve tam tahıllar bu minerali içerir. Akşam yemeğinden birkaç saat sonra bir avuç kuru yemiş, hem magnezyum alımınızı artırır hem de açlık hissinizi bastırarak gece atıştırmalıklarını önler.

Kronik Yorgunluk Sendromu

Yazının başında değindiğimiz kronik yorgunluk sendromu, vitamin eksikliklerinden kaynaklanan yorgunluktan farklı bir klinik tablodur. Bu sendromda yorgunluk en az altı ay sürer, dinlenmekle geçmez ve eşlik eden boğaz ağrısı, kas ağrıları, eklem ağrıları, hafıza sorunları ve lenf bezlerinde şişlik olabilir. Vitamin eksiklikleri bu sendromun tetikleyicileri arasında gösterilse de, tek başına vitamin takviyesi ile düzelen bir durum değildir. Bu nedenle şikayetleriniz uzun süredir devam ediyorsa ve basit müdahalelere yanıt vermiyorsa, bir iç hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekir.

Vücudumuz, ihtiyaç duyduğu besin öğelerini alamadığında, enerjiyi en hayati fonksiyonlara ayırır ve geri kalanı “tasarruf moduna” geçirir. Bu da kendimizi sürekli bitkin, ilgisiz ve verimsiz hissetmemize neden olur. B12, B6, B2, B3, folat ve D vitamini gibi temel yapı taşlarını yeterince almak, bu tasarruf modunu kapatmanın anahtarıdır. Ancak unutulmamalıdır ki vitaminler sihirli haplar değildir. Düzenli uyku, hareketli yaşam, stres kontrolü ve dengeli beslenme bir bütündür. Eğer tüm bunlara dikkat etmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, mutlaka sağlık profesyonellerinden destek alın. Bedeninizin size verdiği sinyalleri dinlemek, en uzun vadeli yatırımınızdır.

https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir