Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogSağlıklı YaşamPRP CGF tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

PRP CGF tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

Medicinal 2 PRP CGF tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

PRP ve CGF Tedavisi

Kanımızın içinde onarım ve yenilenme süreçlerini tetikleyen özel bileşenler bulunur. PRP yani Platelet Rich Plasma tedavisi, bu doğal potansiyeli hedefe yönelik şekilde kullanma prensibine dayanır. İşlem sırasında kişinin kendi kanı özel cihazlarda işlemden geçirilir, kırmızı kan hücreleri ayrıştırılır ve geriye kalan plazmanın trombosit yoğunluğu yüksek bölümü elde edilir. Bu bölümde normal kana göre çok daha fazla miktarda büyüme faktörü bulunur. Kliniğimizde uygulanan CGF yani Concentrated Growth Factor yöntemi ise PRP’nin bir adım ötesine geçer. Burada büyüme faktörleri daha ileri düzeyde izole edilir, konsantre hale getirilir ve tedavi bölgesine enjekte edilir. Bu faktörler hasarlı dokuda tamirat sürecini başlatır, yeni hücre oluşumunu destekler ve bölgesel kan dolaşımını iyileştirir. Ayrıca çok az miktarda kök hücre içermesi de uzun vadeli yenilenme potansiyelini artırır. Kişinin kendi kanından elde edildiği için vücut yabancı bir maddeyle karşılaşmaz, bu da alerji riskini ortadan kaldırır ve güvenli bir profil sunar.

Kas ve Eklem Rahatsızlıklarında Uygulama

Dizdeki ağrıdan omuzdaki zedelenmelere kadar pek çok hareket sistemi problemi PRP ve CGF enjeksiyonlarından fayda görebilir. Özellikle kıkırdak yapıda aşınma yaşayan bireyler, menisküs yırtığı geçiren hastalar veya kronik tendon iltihabı çeken kişiler bu tedaviyi tercih edebilir. Düşünün ki merdiven çıkarken dizinizde bıçak batması hissi yaşıyorsunuz, sabah kalktığınızda omzunuzu hareket ettirmek zorlaşıyor veya tenisçi dirseği nedeniyle bir sürahi bile kaldıramıyorsunuz. Bu noktada kortizon enjeksiyonları geçici rahatlama sağlarken PRP ve CGF uygulamaları dokunun kendini onarma kapasitesini harekete geçirir. Omuz rotator manşet yırtıklarında, ayak bileği bağ zedelenmelerinde ve kalça kireçlenmesinde de benzer şekilde etkili sonuçlar elde edilebilir. Sporcularda sık görülen adele yırtıklarında veya aşırı kullanıma bağlı tendon hasarlarında iyileşme süreci hızlandırılır. Tedavi genellikle birkaç seans şeklinde planlanır, her seans arasında belli bir dinlenme periyodu bırakılır. Enjeksiyon sonrası hafif bir şişlik ve ağrı normal karşılanır, bu durum büyüme faktörlerinin aktive olduğunun işaretidir.

PRP CGF tedavisi
PRP CGF tedavisi

Ağız ve Diş Sağlığı

Diş hekimliği alanında PRP ve CGF kullanımı son yıllarda giderek yaygınlaşmıştır. İmplant cerrahisi öncesinde kemik grefti uygulanan hastalarda, çekim sonrası oluşan boşluğun dolması sürecinde veya periodontal hastalıkların tedavisinde bu yöntemden yararlanılır. Örneğin bir diş çekildikten sonra oluşan yuva, normal şartlarda birkaç ay içinde kemikleşir. CGF uygulamasıyla bu süre kısalabilir ve oluşan kemik kalitesi artabilir. Yumuşak doku greftlerinde, diş eti çekilmesi operasyonlarında da iyileşme daha düzenli seyreder. Bununla birlikte yanık tedavisi, derin yaralar veya cerrahi girişim sonrası kesi hatlarının onarımında da PRP desteği kullanılabilir. Diyabetik ayak ülserlerinde, basınç yaralarında ve bazı kronik yaralarda standart bakıma ek olarak uygulanan PRP enjeksiyonları, yaranın kapanma hızını artırabilir. Vücuttaki herhangi bir bölgede doku bütünlüğü bozulduğunda, bu bölgeye konsantre edilmiş büyüme faktörlerinin ulaştırılması doğal tamir mekanizmalarını daha verimli çalıştırır.

Cilt Yenileme ve Yüz Estetiği

Yüz bölgesinde görülen yaşlanma belirtileri, PRP ve CGF uygulamalarıyla hedeflenebilir. Ciltteki kolajen yapısı yıllar içinde azalır, elastikiyet kaybı başlar ve ince çizgiler belirginleşir. Güneş hasarı, stres, yetersiz uyku ve çevresel faktörler bu süreci hızlandırır. Mikroiğneleme yöntemiyle birlikte uygulanan PRP, cildin alt katmanlarına ulaşır ve fibroblast hücrelerini uyararak yeni kolajen sentezini tetikler. Bu işlem sonrasında ciltte pürüzsüzleşme, ton eşitsizliklerinde düzelme ve genel bir parlaklık gözlemlenebilir. Akne izleri, özellikle yıllar boyunca kendini gösteren çukur tarzı lezyonlar, bu tedaviyle yumuşatılabilir. Göz altındaki ince kırışıklıklar, el sırtındaki yaşlanma belirtileri ve boyun bölgesindeki gevşeme de benzer şekilde ele alınabilir. İşlem yaklaşık bir fincan çay içme süresi kadar kısa sürer, sonrasında günlük aktivitelere dönüş mümkündür. Ciltte hafif kızarıklık oluşabilir, bu durum genellikle birkaç saat içinde normale döner. Tek seansta belirgin fark oluşabileceği gibi, kalıcı ve daha belirgin sonuçlar için üç ile beş seanslık programlar planlanabilir.

Saç Dökülmesi ve Saçlı Deri Sorunları

Erkeklerde ve kadınlarda görülen androgenetik alopesi yani kalıtsal saç dökülmesi, PRP ve CGF tedavilerinin en sık başvurulan alanlarından biridir. Saç köklerinin giderek inceldiği ve zayıfladığı bu durumda, saçlı deriye enjekte edilen büyüme faktörleri folikülleri besler ve büyüme fazına geçişi destekler. Düşünün ki her sabah yastığınızda onlarca saç teli görüyorsunuz, duştan sonra tıkanan süzgeç sizi endişelendiriyor ve aynada seyrelmiş bölge giderek büyüyor. Bu noktada PRP uygulamaları mevcut saçların kalınlaşmasına yardımcı olabilir, seyrelmiş bölgelerde yeni çıkışları teşvik edebilir. Özellikle erken evrede başlandığında sonuçlar daha tatmin edici olur. Kadınlarda menopoz sonrası görülen difüz saç dökülmesinde, stres kaynaklı telojen effluvyumda ve bazı alopesia areata vakalarında da destekleyici tedavi olarak kullanılabilir. Saç ekimi operasyonu geçiren hastalarda, ekilen greftlerin tutunma oranını artırmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla PRP desteği sıklıkla tercih edilir. İşlem saçlı deri bölgesine yapılan küçük enjeksiyonlardan oluşur, lokal anestezi kremi ile ağrı hissi minimize edilir. İlk birkaç seanstan sonra saçlarda parlaklık ve canlılık artışı gözlemlenir, daha belirgin hacim kazanımı ise üçüncü ile altıncı ay arasında kendini gösterir.

Tedavi Süreci

PRP ve CGF uygulamaları öncesinde kan sulandırıcı ilaç kullanımı, aktif enfeksiyon varlığı veya bazı kan hastalıkları durumunda tedavi ertelenebilir veya değerlendirme yapılması gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde bu yöntemler genellikle önerilmez. İşlem öncesi kan değerlerinin yeterli düzeyde olması, trombosit sayısının uygun aralıkta bulunması önemlidir. Uygulama sonrası ilk yirmi dört saat içinde aşırı egzersizden, sıcak banyodan ve direkt güneş ışığından kaçınılması tavsiye edilir. Enjeksiyon bölgesinde oluşan hafif ödem ve morluk, vücudun doğal yanıtıdır ve kısa sürede düzelir. Tedavi planı kişinin yaşı, genel sağlık durumu, sorunun şiddeti ve hedeflenen çıktıya göre kişiselleştirilir. Bazı hastalar tek seansta memnuniyet duyarken, bazıları için periyodik tekrarlanan uygulamalar daha uygun olabilir. PRP ve CGF, cerrahi müdahaleleri tamamen ortadan kaldıran bir alternatif değil, vücudun kendi onarım gücünü harekete geçiren destekleyici bir yöntemdir. Doğru hasta seçimi ve gerçekçi beklentiler, tedavi başarısını belirleyen temel unsurlardır.

Sağlığınız için ilk adımı atın. Aşağıdaki formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz.







    https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

    Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.


    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir