Dr Sinan Akkurt

  0530 387 4687   Bornova / İzmir

BlogMedyaNane deyip geçmeyin…

Nane deyip geçmeyin…

Nane faydaları

Nane aslında çorbalarımızın süsü, cacıklarımızın aroma güçlendiricisi olmanın çok ötesinde ve hayatımızda çok daha fazla yer kaplıyor. Kozmetik ürünler, sabunlar, diş macunları ve gargaralarda naneyi koku ve aroma eklemek için kullanabiliyoruz. Naneli sakız ya da naneli çay ile ferahlayabiliyoruz. Nane, aynı zamanda tıbbi kullanımları da olabilen bir bitki.  Örneğin irritabl barsak sendromu (IBS), bulantı, cilt hastalıkları, baş ağrısı, soğuk algınlığı ve grip ile mücadelede nane önemli katkı sağlayabiliyor.  Nane yağı, tentürlerde, göğüs masajlarında ve kremlerde kullanılarak rahatlamamıza destek olabiliyor. Sakinleştirici etkisi gösterebiliyor.

Bu yazımızda nanenin sağlık açısından saymakla bitmeyecek faydalarına yakından bakalım…

Hazımsızlık: Nane mide kaslarını yatıştırır. Maryland Tıp Merkezi’ne göre safra akışını iyileştirir. Ve böylelikle hazımsızlık sorununun çözülmesine yardımcı olur. Ancak gastroözofageal refleks hastalığı (GERD) olan insanlar tarafından kullanılmamalıdır.

İrritablebağırsak sendromu: Bilimsel çalışmalar, nanenin  çeşitli biçimlerde irritabl barsak sendromunun (IBS) ağrı, şişkinlik, ishal, gaz gibi semptomlarının tedavisine yardımcı olabileceğini göstermiştir.British MedicalJournal’da (BMJ) 2008’de yayınlanan çalışmada, nane bitkisinin IBS tedavisinde antispazmodik olarak yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.Antispazmodik özellikler, spazmların veya istemsiz hareketlerin yoğunluğunu ve sıklığını azaltan özelliklerdir.

Bazı araştırmalar, nanenin IBS ile ilişkili ağrıyı azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir.2013 yılında yayınlanan bir çalışmada, nanenin IBS nedeniyle ishalli hastalarda karın ağrısının tedavisinde faydalı olduğu bulunmuştur.Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nden bir ekip, nanenin kolonda bir anti-ağrı kanalını aktive ettiği ve bağırsakta iltihabi ağrının azalttığı sonucuna varmıştır.

Cilt problemleri: Nane yağı ciltte tahriş, kaşıntı ve kızarıklığı azaltmada faydalıdır. Tabi ki cilde uygulanmadan önce seyreltilmelidir.3 – 5 damla nane yağı ile zeytinyağı karıştırılarak kullanılabilir.

Baş ağrısı ve migren: Seyreltilmiş nane yağının alna uygulanmasının, gerilim tipi bir baş ağrısının tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Amerikan Aile Hekimliği Dergisi’ndeki bir makalede de bu doğrulanmıştır. Öyle ki nane yağı, parasetamol kadar ağrı giderici etki gösterebilmektedir.

Soğuk algınlığı ve grip: Nane bitkisinin ana kimyasal bileşeni olan mentol, etkili bir dekonjestandır. Dekonjestanlar burundaki şişmiş zarları küçültür, böylece nefes almayı kolaylaştırır.Mentol ayrıca bir balgam söktürücüdür. Balgam söktürücüler kasları gevşetir ve akciğerlerden mukus çıkarır, öksürük krizlerinin atlatılmasına yardımcı olur.

Gebelikte bulantı ve kusma: Hamilelik sırasında mide bulantısı yaşayan birçok hamile kadın nane şekeri kullanır. Bunu kanıtlayan bir çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca nane yağının hamilelik sırasında adet kanamasını tetiklediği bilindiğinden gebelikte kullanımından kaçınılmalıdır.

Kemoterapinin neden olduğu kusmayı hafifletmek: Kemoterapinin başlıca yan etkilerinden bulantı ve kusmanın hafifletilmesinde nanenin yardımcı olduğukanıtlanmıştır.Ecancermedicalscience’da yayınlanan bir çalışmada, nane yağı soluyan hastalar arasında “ilk 24 saatteemetik olayların sayısında önemli bir azalma” olduğu gözlenmiştir. Nane yağı, bu tip hastalarda antiemetik tedavi için güvenli ve etkili olmasının yanı sıra düşük maliyetli bir seçenektir.

Sağlığınız için ilk adımı atın. Aşağıdaki formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz.







    https://sinanakkurt.com.tr/dr-sinan-akkurt/

    Dr. Sinan AkkurtFonksiyonel Tıp, Longevity ve Biyorezonans alanlarında çalışan, ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak yer alan Tıp Doktoru ve Tıbbi Biyokimya Doktoru.Dr. Sinan Akkurt, 2000 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, meslek hayatına Manisa'da Aile Hekimi olarak başlamıştır. Dokuz yıl süren kamu hizmetinin ardından akademik kariyerine yönelerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'nda doktora eğitimini tamamlamış ve Tıbbi Biyokimya Doktoru (PhD) unvanını almıştır.Mesleki gelişimini yalnızca klasik tıp ile sınırlamayan Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Fonksiyonel İmmünoloji, Biyorezonans, Ozon Tedavisi, Akupunktur, Fitoterapi, Homeopati, Mezoterapi, Proloterapi, Hirudoterapi, Apiterapi, GAPS yaklaşımı, Hipnoz ve Psikolojik Kinezyoloji başta olmak üzere çok sayıda tamamlayıcı tıp alanında yurt içi ve yurt dışında ileri düzey eğitimler almıştır.2007 yılından bu yana İzmir Bornova'daki özel kliniğinde hizmet veren Dr. Sinan Akkurt; Fonksiyonel Tıp, Longevity (Sağlıklı Yaş Alma), Biyorezonans, bağırsak sağlığı ve mikrobiyota, kronik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, sigara ve alkol bağımlılığı tedavileri ile destekleyici onkoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.


    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir